Transcript of EMİNE EROĞLU İLE HZ. PİR OKUMALARI - GÖNÜL DARLIĞI
Video Transcript:
dostlarım hepinizi selamlıyorum bir Hazreti Pir okumaları dersinde daha beraberiz karlı bir New Jersey e ikisinden sesleniyorum size dün geceden beri kar yağıyor ve epey birikti kar ben böyle bir kar görmemiştim necde daha önce yağmaya da devam edecek gibi görünüyor Evet değerli dostlarım bugün E ayda bir yığım K testi okumalarında Teala bereketli bir ders olmasını ümit ediyorum elhamdülillahi rabbil alemin vat vesselam alâ seyyidina Muhammedin ve al alihi ve Evet makalemiz Güldar ölümsüzlük iksiri kitabının 7 cildinden ve bununla beraber biz Hocaefendi muhtelif zamanlarda bu gönül darlığı meselesini KS bast başlığı altında işliyor onlardan yine Kırık Testi serisinden bir makaleyi daha beraber Mütalaa edeceğiz bugün Gurbet ufukları gurbet ufukları kırık testinin 3 cildi ondan kaps halinde yapılabilecek husus makalesinden de istifade edeceğiz bugünkü konuyu işlerken Eee şöyle yapalım başlayalım inşallah teala ve Eee çeşitli başlıklar altında konuyu irdelemeye çalışalım Hepimizin problemlerinden bir tanesi kabz basali insan olmanın problemlerinden bir tanesi kabz basali diyor ki Hocaefendi biliyorsunuz 4 testi serisi soru cevap şeklinde ilerliyor şöyle İnsan bazen öyle Gönül darlığına düşüyor ki adeta boğulacakmış gibi oluyor ruh dünyasının bütün bütün karardığını zannediyor böyle bir halden kurtulmanın ve Kalpteki düğümü çözmenin çaresi nedir bakın Bizim psikolojimiz Burada tanımlandı bazen bunu hepimiz duyuyoruz Gönül darlığına düşüyoruz Öyle ki boğulacakmış gibi oluyoruz ve ruh ızın bütün bütün karardığını zannediyoruz hoca efendiye bundan nasıl kurtulabiliriz diye soruyor soruluyor Hoca Efendi de cevaben bize diyor ki bu halin tasavvuftaki karşılığı kabz dır şimdi kavramları yerli yerine oturtarak yolumuza devam etmemiz gerekiyor Bu Eee ruhumuzdaki daralmanın kararmanın içimizdeki ışıkların sönmesinin içimize bir karanlığın hücum etmesinin ismi tasavvufta kaps bunun karşılığı da bast kelimesi biliyorsunuz ve bu iki kelime Allah'ın iki Esma ilahiy esine dayanıyor kabıt ve basıt Esma ilahiy eleri kabzeden ve bast eden Esma ilahiy eleri Bugün biz kabzı daha fazla konuşacağız ama kaçınılmaz olarak o Kabzanın eee neticesi olarak bast halini de beraber Mütalaa etmeye çalışacağız kabs lügat anlamı itibariyla iç darlığı demek değerli dostlarım iç darlığı tutulma demek ayın tutulması gibi güneşin tutulması gibi hani o Parlak Güneş tutulduğunda Eee ışığı size ulaşmıyor ya aynı surette kaps hali bir tutulma hali bir iç darlı hali gerilme yani bir gerginlik iç gerginlik yaşama hali sıkılma ama ölecekmiş gibi sıkılma avuç içine alınma canı çıkacakmış gibi olma Anlamı Bütün bunları ihtiva eden bir mana kavz manası tasavvuf ıstılahında issa insanın sımsıkı münasebet içinde bulunduğu rabbiyle o feyiz kaynağıyla alakasının emesi manasına geliyor feyizler biliyorsunuz kalbimize imbisat veren yani genişliği veren bizim melekût alemiyle metafizik alemle irtibatımız sağlayan o feyizler artık onları alamaz hale geldiğimizde ebedi feyiz kaynağı la rabbimizle olan irtibatımız gevşemesi o feyizler kesilmesi sebebiyle tasavvufta İnsan bir kaps hali içerisine giriyor böyle bir daralma Böyle bir sıkılma hali içerisine giriyor şimdi Hoca Efendi bunu kısmen de olsa boşlukta kalma kalbin kasvete düşmesi ve kalbin kasılması hali olarak tanımlıyor kalbin kasılması hali olarak tanımlıyor ve buna karşılık sözlüklerde bastın karşılığı olarak da yayma açılma Ferah Feza bir duruma geçme O sıkılmaktan tam tersine bir İnşirah duyma bir sekinet duyma bir Ferah Feza iklimin içerisine geçme ve bununla beraber gönlün genişleyip şenlenmiş halinin biliyorsunuz zihinsel kabızlara oluyor kapsali içerisindeyken Biz muğlak düşünmeye başlıyoruz zihinsel faaliyetlerimizde de kabzı yaşıyoruz ve bast haline geçtiğimizde zihnimiz de o muğlak meselelerinden kurtarıyor kendini ve o en muğlak meseleleri çözebilecek hale geliyor öyle bir genişleme seviye yüksekliği yaşıyor Dolayısıyla insanın ilahi lütufları hissetmesi hali basali Hani bir yazı yazacaksınız akması bir çözülme hali basali o gerilimden sonra kabsan sonraki çözülme ferahlama genişleme zihinsel olarak da genişleme bir yazı yazacaksınız onun akması bir şey anlatacaksınız onu fesah etle anlatabilme hali Ben bunu yaşıyorum mesela ders anlatırken bazen bir KS hali oluyor yani en en akıp giden meselelerin bile benim kelimelerimle tıkandığını hissediyorum bazen da bunun tersini de yaşıyor ve hissediyorum İkisi de insan için Dolayısıyla insanın b La ilahi lütufları hissetmesi hali ve yüreğinin neşeyle atması diyor Hoca Efendi bu manalara geliyor hem lütufları hissediyoruz hem genişliyor Hem daha verimli daha akışkan hale geliyoruz hem de kalbimiz şükür hisleriyle doluyor ilahi lütufları hissediyoruz Fakat tabii biz bugün kabzı konuşacağız bir iptila olarak bir kendi Eee Yaşadığımız bir tecrübe olarak kabzı konuşacağız Daha fazla la ve kabz bizim için ifade ettiği manayı konuşacağız o da hikmetsiz değil Bunu anlayacağız Hoca Efendi kabıt ve basıt Esma ilahilerinin tecellileri diye bir başlık açıyor ve hazre Mevlana'ya refere ediyor meseleyi Hazreti Mevlana'nın ifadesiyle kalp tecelligahı ilahiyenin sahili çok güzel bir ifade bu bakın kalp haz Mevlana'ya göre ilahi tecelli in sahili ilahi tecelliler o kalp sahiline dalgalar halinde vuruyor ve o dalgalar bizim kalbimizde bazen kabz bazen bast halinde vuruyor Çünkü kabzı Celal tecellisi bast Cemal tecellisi Kalbimiz ilahi tecelliler sahili isse eğer o zaman oraya dalga dalga Celal ve Cemal tecellileri aksediyor o deryanın tecelli dalgaları devamlı kalp sahiline çarpıp duruyor Hani dalgalar kıyıları vurur ya bizim Kalbimizin kıyılarını vuruyor tecelli dalgaları Bunlar ışık tayfları gibi diyor Hoca Efendi değişik şekillerde değişik tecelli boylarında oluyor ve uğradıkları yerlerde kendi keyfiyyet ellerine göre değişik tesirler bırakıyorlar bu dalgalardan bir kısmı Cenabı Hakk'ın basıt ismi şerifinin ileri olarak geliyor basıt dilediği kuluna İhsan ve lütufları bol bol veren ona güzel bir hayat daimi bir Saadet geniş bir rızık bahşeden anlamına geliyor dolayısıyla da basıt isminin tecellisi olan dalgalar Kalbe çarptığında kalbin kıyılarına çarptığında onu inşiraha gark ediyor O Engin deryanın bir kısım dalgaları da ama k suretinde geliyor kabız isminin tecellisi olarak geliyor kabız esma-i ilahiyi İhsan ve lütufları kısan istediği kulundan Servet samanı evladı ıyal Hayat zevkini Gönül ferahlığını alı veren manalarına geliyor bakın evladu ıyal de alabilir Cenabı Hak sağlığınızı davetinizi de alabilir istediği kulundan Hayat zevkini de alabilir ve Gönül ferahlığını da alabilir Bunların hepsi kabız Esma ilahiy yesinin tecelli dalga boyları Kalbimizin kıyılarına vuran cilveler kabıt isminin tecellisi olan dalgalar Kalbe gelip çarptığı zaman orada bir sıkıntı bir kalak bir iç sıkıntısı bir iç darlığı bir iç karanlığı meydana Getiriyorlar Cenabı Hakk'ın kabıt isminin tecellileri mutlaka her insanda tesirlerini gösterir diyor Hoca Efendi kabus Esma ilahiyi bir Eee esmaya ve bizim Kalbimizin sahillerine çarpıyorsa hepimizin kalplerine değişik suretlerde değişik dalga boylarında çarpıyor ve biliyorsunuz onlar iman etmiyorlar diye Kendini mi öldüreceksin deniliyor Efendimiz Sallallahu tealâ Aleyhi ve Sellem'e kur'an-ı Kerim'de insanların imansızlığın karşısında efendimiz sallallahu tealâ aleyhi ve sellem onu hissediyor inançsız kimselerdi kabıt Esma ilahiy esinin tesirleri Bunalım stres Buhran depresyon şeklinde ortaya çıkıyor onlar da intiharlara sebebiyet veriyor çoğu zaman diyor Hoca Efendi inançsız insanların intihar etmesinin sebebi budur onların ruhlarındaki Bunalım stres ve buhranın neticesidir müminlerde de ama bu cilvesini gösteriyor her kabz bir teyakkuz Faslı şimdi bakın kabzı hikmetlerini geçti Hoca Efendi kabzı Cenabı Hak boşuna bize yaşatmıyor o bir teyakkuz Faslı yani eee dikkat uyanıklık gerektiren bir Fasl ve Mevla müteal gönülden teveccüh çağrısı bakın kabz neymiş Mevla müteal bir davet bir gönülden teveccüh etme çağrısı yani ondan İmdat isteme çağrısı kaps insan Mütemadiyen basıt isminin mazharı olsa değerli Dostlarım Hep ilahi ihsanlar la karşı karşıya bulunsa ne olur o nimetlerin kadrini bilemez kendini salması söz konusu olabilir ve nankör davranması söz konusu olabilir Eğer sürekli bir bast hali içerisinde yaşarsa biliyorsunuz ritim değiştirmezse frekans değiştirmezse İnsan hep aynı ritimde aynı frekansta yaşarsa Yani hep aynı kavz hal içerisinde yaşarsa bir nankörlüğe düşmesi söz konusu olabilir ilahi tecelli karşısında e kendini salab bilir nankör davranabilir o art arda lutfedilen nimetlerin geçici olarak kesilmesi durumu ki Buna kabz diyoruz biliyorsunuz geçici olarak o nimetler kesiliyor Ama kabz bizim tavrımı göre uzayabiliyor onların kıymetini anlama dönemi Bu dönem Bu dönem o Kalbimizdeki inşirahın o bahs ların Daimi olmadığını ve bize ait olmadığını anlama dönemi ve Aslında KS bir Rabbe teveccüh çağrısı bir Rabbe dönüş çağrısı kaps Bu açıdan bast halinde rahatça Kula atıyoruz ilerliyoruz bunun zevkini Duyabiliyor ama ara sıra kabza maruz kaldığımızda o tutukluğu yaşadı Hani Yunus'un benim çok sevdiğim size de bahsetmiştim televvün diye bir şiiri var orada girdiğimiz renkten renge girme hallerimizi anlatıyor Yunus ve diyor ki birdenem gelir söyleyemez bir sözü şerh eyleyemez Bazen öyle oluyoruz bir cümleyi kurmakta zorluk çekiyoruz Ben bunu sıkça yaşıyorum kekemelik Yaşıyorum pelteklik yaşıyorum takılıyorum bazen Ama diyor ki Yunus bazen dilinden dür döker dertlilere derman olur Bazen da öyle oluyor Dilinizden intakı bilhak nevinden dökülüyor kelimeler anlıyorsunuz ki o kelimeler Sizden değil anlıyorsunuz ki o kelimelerin dökülmesi cenab-ı Hakk'ın hususi lütfudur Onun zevkini duyuyorsunuz ama bunu size kabz duyuruyor Çünkü kabza maruz kaldığınızda yaşadığınız o tutuk luluk halleri var ya işte onlar sizi bir teveccühe Rabbe teveccühe davet ediyor Evet Allah Teala hem kabızdım bunu böylece kabul edeceğiz Her şeyden önce Yani bu gönül darlıkları meselesinin Cenabı Hakk'ın bir esmasının bizdeki cilvesi olduğunu anlayacağız bu çok hepimizin meseleyi doğru yere konumlandırması noktasında çok önemli Gönül dar lığı yaşıyorsak Bu bir Esma cilvesidir bizde ve Hani kainata baktığımızda biliyorsunuz kainatın da hep kabz ve baz halleri arasında geçişler yaşadığına şahitlik ediyoruz mesela İnsan kalbine bakın sıkılıyor ve genişliyor sürekli adeta kalp Kabız ve basıt Esma ilahiy esini periyodik olarak ya kabız ya basıt ya kabız ya pası diye zikrediyor bakın kainata Bulut llar kaplıyor zaman zaman güneşin önünü Dolayısıyla Işık bir kabz hali yaşıyor sonra o bulutlar dağılıyor güneş etrafı aydınlatıyor bir bast haline geçiyoruz Ondan sonra e çocuğun doğumunu düşünün O anne karnındaki sıkılmayı daralmayı düşünün O doğum sancılarını düşünün onların hepsi kabz hali biliyorsunuz ama ondan sonra ne geliyor çocuğun doğumuyla beraber bir bast hali içerisine geçiyorsunuz gece karanlığı KS gündüz aydınlığı bast bakın birbirini nasıl Gece ve gündüz birbirini tekrar ediyor birbirini devrediyor birbirinin arkasından yetişiyor aynen onun gibi kabz ve bast halleri de gece ve gündüz gibi deveran ediyor Dolayısıyla Bunlar Cenabı Hakk'ın isimleri öylece kabul edeceğiz ve bütün bir kainatta tecelli iği gibi bizim Mahiye temizde yani Ruh ve kalp dünyamızda da tecelli ediyor Nasıl o bulutların güneşin önünü örtmesi hikmetleri varsa nasıl o doğum sancılarının hikmetleri varsa nasıl Kalbimizin ya kabız ya basıt diye atmasının hikmetleri varsa bizim ruh dünyamızda kalp dünyamızda yaşadığımız o daralmalar o sıkılmalı da e hikmetleri var kabz Ve bast Allah'ın kudret meşiet ve iradesine bağlı onun kudretine bağlı onun meşieti Yani onun dilemesine ve onun iradesine bağlı Allah Hem kabıt Eee kabz ediyor hem de bast ediyor Bunu da ayet-i kerimede bize bütün açıklığıyla Bakara Suresi 245 ayette Allah hem kabs hem de bast eder suretinde Cenabı Hak bildiriyor bu bu ayet-i Kerime bu hakikati bize ifade ediyor Bütün varlık onun kabzayı tasarrufunda olduğunu ilan ediyor semalardaki burç burç Gezegenlerden insanın kalbine kadar her şeyi Allah dilediği zaman evirip çevirdiğini bize ilan ediyor ki bu noktada Resuli Ekrem Sallallahu teala Aleyhi ve Sellem'in kalp Hz Rahman'ın parmakları arasındadır onu halden hale çevirir ve ona istediği şekli verir hadis-i şerifini hatırlamamız gerekiyor el kalp beyni isneyn diyor efendimiz sallallahu tealâ aleyhi ve sellem kalp Allah'ın parmakları arasındadır onu istediği yere çevirir onu halden hale döndürür biliyorsunuz kalp kelimesi de aslında değerli dostlarım bu halden hale dönüşü ifade eden bir kelime Türkçede kalp para diye bir tabir vardır ya sahte paraya kalp sürekli kalp oluyor kalp olmak diyoruz ya değişmeye ve dönüşmeye kalp halden hale giriyor şekilden şekile giriyor Onun için ona kalp diyoruz yani sabah başka türlü olabiliyor Akşam başka türlü olabiliyor Efendimiz bunu hadis-i Şerifi ile ifade ediyor ve bize gerçeğin bu buğun hatırlatıyor Allah Teala kabıt ve basıt isimleriyle dilediği zaman kalbi öyle sıkıyor onu öyle ihtiyaçlara boğuyor ki ondan Cenabı Hak'tan gayri hiç kimsenin size o konuda Medet vermesi sizi inşiraha kavuşturması mümkün olmuyor öyle haller yaşıyorsunuz Yunus aleyhisselamın balığın karnında yaşadığı o haleti düşünün üç karanlık içerisinde Siz de ruhsal olarak duygusal olarak karanlıkların içerisine düşebiliyor musunuz öyle Allah insanı ihtiyaçlara bo öyle sıkıyor öylesine bir Darlık veriyor ki ona kendisinden başka kimsenin onu inşiraha kavuştur amay acağı kuluna hissettiriyor kimse onun ihtiyaçlarını Allah'tan başka gideremiyorum fakat Cenabı Hak e basıt Esma ilahiy esiyle bazen size öyle genişlikler öyle İnşirah veriyor ki öyle şereflendir diyor ki sizi o inşirahla diyorsunuz ki bunu insana Allah'tan gayrı hiç kimse duyuramazsınız kalmıyor hiç Tasan kalmıyor öylesine İnşirah yeryüzünde tadam maddi sebeplerle duyamayacağınız genişlikler duyuyorsunuz kalbinizde ruhunuzda ve lezzetler tadıyaman varalı diye bir başlık açıyor bu başlığı sizinle değerlend acız ama ben daha önce daha önce Eee kabs ve bast hali geldiğinde yapılacak hususlar Yani neler yapılması lazım bunu Mütalaa edip Ondan sonra o Başlığa geçeceğim Yani bir takdim tehir yapmak istiyorum Hoca Efendi bu başlığı üçüncü bir başlık olarak ele alıyor Ben E hani zamanı da iyi kullanamama zarfımı nazarı itibar alarak bu daha önemli olduğuna inandığım bu başlığı biraz öne çekmiş olacağım bu manevi hayatımızdaki kaps halleri durumunda ne yapmalıyız temel mesele bu pratik çözümler önerdi hoca efendinin bir başlık Burası hoca efendi diyor ki hani neler yapmalıyız diye soruluyor Hoca Efendi Hani kitap mı okumalıyız evradu eskarı mı arttırmalıyız Nafile namazlar mı kılmalıyız Hocaefendi diyor ki Belki diyor bunların hepsini yapmakta fayda var Hepsini yapmakta icap ediyor ama her şeyden önce değişiklik psikolojisine ihtiyacımız var Bu da efendimizin bize öğrettiği bir şey eee değişik psikolojik durum ve Eee tavırların içerisine girmemiz gerekiyor Yani efendimizin zikrettiği gibi diyelim ki yürümeye ihtiyacımız var diyelim ki ortam değiştirmeye ihtiyacımız var Her şeye buradan başlamak gerekiyor önce değişiklik Eee psikolojik tavır ve durum değişikliği Psikologlar diyor Hoca Efendi İnsanın kendisini yenilemesi ve üzerindeki sıkıntı halini atabilmesi için bir hal tavır durum değişikliğini tavsiye etmektedirler bazen insan ağır bunaltıcı bir kaps hali yaşayabilir öyle bir durumda Cenabı Hakk'a çok ciddi teveccüh etmesi iktiza eder ne yapması gerekiyor böyle bir insanın önce bir tavır değişikliği içerisine girecek Psikologlar biliyorsunuz bu manada tebdili mekan gibi yürüyüşler gibi bir deniz kıyısına girip dalgaların sesini dinlemek gibi pek çok şeyi tavsiye ediyorlar Bunlar olabilir peygamber efendimiz sallallahu tealâ aleyhi ve sellem bunu öneriyor biliyorsunuz oturuyorsanız ayağa Kalkın diyor öfke durumunda ayaktaysan oturun diyor yani önce bir tavır değişikliği Fakat bu tavır değişikliğinin içerisinde şu da var öyle bir durumda Cenabı Hakk'a çok teveccüh etmesi iktiza ediyor Yani gidip yürümek yetmiyor Bir de teveccüh teveccühe teveccüh le mukabele edilir cümlesi bizim Motto cümlelerimiz Kalbimizin üzerine yazdığımız cümlelerden bir tanesi Allah'a çok teveccüh etmesi gerekiyor Bunun başında da tövbe ve istiğfarla ona yönelmek geliyor Çünkü çoğu zaman o kaps halleri bizim hayatımızda bir günahın bir ihmalin bir gafletin neticesi olarak hasıl oluyor dolayısıyla da bizim onu aşabilmek için o kabzı basta inkılap ettirebilmek için çok tövbe etmemiz çok istiğfar etmemiz ve çok ona yönelmemiz gerekiyor Dolayısıyla yürüyüşe gideceksek Eğer elimize tesbihimi alıp öyle gitmek kalben Allah'a müteveccih olmak deniz kıyısına gidip dalgaları dinleyeceksin Hani Üstat ya celil Zikreder dalgalar diyor ya o dalgaların zikrine kendi sesimizi iştirak ettirebilmek kendi zikrimiz katıp bir koro oluşturabilmek rüzgarla dalgalarla Efendim ağaçların Yaprakların hem hemel eriy le Zemzem eleri le bir koro oluşturabilmek Dolayısıyla öyle bir durumda çok teveccüh etmek iktiza ediyor tövbe ve istiğfarla Allah'a yönelmek Gerekiyor bazen gönlün bir halvete girmesi gerekiyor Halvet içe çekilmek demek biliyorsunuz do Dolayısıyla Hani siz çok kalabalıklar içerisindeyseniz ve bu sizi bunaltıyorsun bir Halvet ihtiyacınız var demektir Ne yaparsınız o zaman yakarışa geçebileceğiniz içinizi rabbinize dökebilir e tasavvufi manasıyla tekkeler zaviyeler olması gerekmiyor kendi evinizin bir odası olabilir hatta Seccaden sizin halvethane olabilir Bir köşeye bir yere çekilebilirsin ve rabbiniz le ciddi bir istiğfar tövbe yapabilmek için bir teveccühe geçebilmek için Kendinizi halvete çekersiniz bu Halvet süreci ama durum değişikliğinin bir gereği Yani eğer insanlarla berabersiniz ve bu duygusal ilişkiler sizi yorduysa bu Halvet ihtiyacına işaret ediyor demektir Ama tam tersi de söz konusu olabilir bazen da yalnızlıktan o darlığa düşmüş olabilirsiniz o zaman o zaman da tam tersini yapmanız gerekir Eee yanında sağlayabileceğiniz sizi Size iyi gelebilecek ikliminde dinlenebileceğiniz insanlar bulup onlarla sohbet edebilmeniz gerekiyor Bizim de etrafımızda bu darlığı ruh darlığını yaşayan Gönül darlığını yaşayan insanlar varsa onları lahutiye açabilecek müzakereler dersler biraz onların gönüllerinin sesine kulak verebileceğimiz onların ruhlarını sıkan şeylerden onları biraz ferahlat bileceğimiz ne Yapmamız gerekiyorsa onları gezintiye çıkarabiliriz onlar için tebdili mekanı biz düşünebiliriz onlarla onların ruhlarını yormayacak sohbetler yap İriz Ama bu iki durum bakın hangi Eee şartlarda cereyan edecek birincisi Eğer bu gönül darlığına insan ilişkileri sebebiyet verdiyse o zaman o insanın halvete ihtiyacı var demektir Eğer Yalnızlık gönüldağ sebebiyet verdiyse o zaman ünsiyete ihtiyaç var demektir O durumda müzakereler sohbetler o durumda O insanın yüzünü güldürecek ona Şah verecek nasihatler Efendim E neler yapabileceksin ortam oluşturmaları iki durumu da o insanı tanıma gayreti içerisinde o insanın Eee psik analizini yapmak suretiyle belirlememiz gerekiyor Yani önce O insanı anlayabilmemiz o insanı dinleyebilmek Hatta bazen şu da olabilir diyor Hoca Efendi o insanın o haline Biz sebebiyet vermiş olabiliriz Özellikle aile ilişkileri içerisinde yakın ilişkiler Aşk ilişkileri dostluk ilişkileri içerisinde dikkat edin kendi içinize doğru bakabildiniz de şunu göreceksiniz o kaps hallerine O ruh daralmalara insan ilişkilerinde çoğu zaman yakın ilişkiler sebebiyet verir o zaman eğer başkalarının Gönül darlığına Biz sebebiyet veriyorsak o sebebiyet verdiğimiz şeyi izale etmeye çalışacağız bu eee yakın ilişkiler içerisinde Eee olması gereken bir durum birbirimizi tedavi etmeye birbirimizi rehabilite etmeye çalışacağız her durumda insanlara Hani senin psikoloğa ihtiyacın var git işte psikoloğa görün demeyeceğiz ne yapacağız değerli dostlarım eğer o problem bizden kaynaklanıyorsa onu MEye çalışacağız aşmaya çalışacağız eğer o problem insan ilişkilerinden kaynaklanıyorsa o insanın halvete çekilmesi noktasında ona yardımcı olacağız zıttı durumda da onu çözmeye onu aşmaya çalışacağız bu makalenin sonunda hoca efendinin bizi ulaştıracağız Herkesin Bir Mürşide ihtiyacı var diyor hoca efendi ama tasavvufi manada Mürşit değil bizi anlayacak dertlerimize Derman olabilecek bir Mürşide ihtiyacımız var etrafımızda Bir Mürşide ihtiyacımız var Daha doğrusu unutmayın hani İnsan insanın şifasıdır modern dünyada bu kapitalist dünyanın içerisinde makyavelist dünyanın içerisinde İnsan insanın kurdudur deniliyor biz öyle demiyoruz biliyorsunuz İnsan insanın yurdudur Mümin müminin şifasıdır diyoruz Hoca Efendi bize diyor ki bazen insan arkadaşlarıyla Oturup kendi durum unu ortaya koyarsa Eğer Başkalarının düşüncelerini de yanına alırsa kendisi olarak ayakta durmayı başaramadığı durumlarda başkalarına dayanarak ayakta durursa İşte o zaman iyileşebilir o süreci atlatabilir bunu unutmayalım bu süreç geçici bir süreç bazen biraz fazla uzayabilir ama gece gibi kendini gündüze devredecek olan bir süreç dolayısıyla da o süreci atlatma noktası başkalarına dayanabiliriz onlar da bize dayanabilirler bazı şeyleri müzakere etmek lahutiye açılmak bir gönlün Gönül insanının sesini dinlemek açıp hoca efendinin sesine kulak vermek ki ben çok çözücü olduğuna çok Şifa bahş olduğuna inanıyorum açıp Risale okuyup üstadın iklimine sığınmak bunun gibi ruhu sıkan dış saikler uzaklaşmak dıştan gelen seslere gelip bize çarpan gürültülere karşı biraz daha kapanmak vicdanımızda Bazı şeyleri görmeye duymaya çalışmak İşte bunlar bizim için çözücü olabilir Hoca Efendi burada çok Latif bir şey anlatıyor bize diyor ki Eskiden diyor Eee şöyle bir inanış vardı kulaklarımızı iki yandan kapattığımız zaman duyduğumuz bir ses var ya iç sesimiz biliyorsunuz kanımızın deveran sesini duyuyoruz iki yandan kulaklarımızı parmaklarımızla kapattığımızda bir uğultu duyuyoruz o kand deverın sesi ne kadar sıkı kapatırsak kulaklarımızı o kadar güçlü duyuyoruz o sesi hoca efendi diyor ki eskiden bu sesin Kevser sesi olduğu söylenirdi diyor Hoca Efendi Kevser sesi hoca efendi diyor ki espriyle karışık söylenilen Bu sözün bence çok derin bir manası var dıştan gelen ses ve gürültülere karşı kapandığını zaman kalbinizin kan pompalamasını vücudunuzdaki gürül gürül deveran eden kan sesini duyarsınız Öyle ki normal durumda o sesi fark etmezsiniz ama parmaklarınızın ucunu kulaklarınıza ne kadar sıkı tıkarsan o sesi o kadar net duyarsınız işte İmkan varsa insanlar içlerindeki sesi duyabilmek için ortam hazırlamalı işte mesele Tam da bu Değerli arkadaşlarım Eee ortam hazır Ak gerekiyor ne için Çünkü hepimizin içimizin Sesini duymaya ihtiyacı var ve Hocaefendi bu söz çok manalı bir söz diyor ya aslında kendi içimizin sesi bir Kevser sesi işte İmkan varsa insanlar içlerindeki sesi duyabilmek için ortam hazırlamalıdır içlerine kulak vermeli kendi özlerini dinlemeli ve oradaki Kevser çağıltı ulaşmalı Buna hepimiz ihtiyacı var hepimizin kendi içimizin sesini duymaya ihtiyacımız var ve onun bir Kevser olduğuna İtimat etmeye ihtiyacımız var o yüzden de dış seslere karşı kapanmaya ihtiyacımız var çoğu zaman değerli dostlarım Özellikle bu uyarıyı zaman zaman yapma ihtiyacı hissediyorum sosyal medyadan o akıp bize doğru gelen o Çirkef sesler o gürültüler o patırtı işte onlara karşı kap ihtiyacımız var ki kendi içimizin sesini duyalım çoğu zaman zamanın gürültüsünden sosyal medyadan bize ulaşan o Eee o şamata o gulguler kendi iç sesimizi duyamaz hale geliyoruz devam edelim Ayrıca bir kaps halinde yapılması gereken şey şahıstan şahısa Durumdan duruma değişebilir İşte bu da meselenin çok önemli bir yönünü teşkil ediyor değerli dostlarım kapsali yaşıyoruz ama her durumda aynı şeylerle çıkamıyoruz o kapsali içerisinden Çünkü yaşadığımız kabzı mahiyeti de değişiyor ve herkesin kabzı da aynı değil böyle bir problem de var benim yaşadığım kabz da başka birinin yaşadığı kabz aynı kategoride aynı frekansta bir kabz olmuyor Dolayısıyla Dermanı da aynı olmuyor önce ruhun sıkılması Kalpteki Heyecanın pörsüyen düşünülmeli ve mücadele de o Saik lere uygun bir plan dahilinde verilmelidir diyor Hoca Efendi bakın ne var Hani hep bunu son dönemlerde çokça zikrediyor ya heyecanlarım pörsüyen renk atmaları eprimek beler var ruh dünyamızda Duygu dünyamızda önce diyor Hoca Efendi bunların arkasındaki sebepler saikler düşünülmeli ve o sebeplerin üzerine bir mücadele stratejisi kurulmalı Eğer sebepleri bilmiyorsak kendimize derman olarak Eee uyguladığımız yöntemler bize Derman olmayabilir öyleyse sebeplere inme meselesi bizim için önemli bir mesele ruhtaki matlaşmış onu yeniden yeşertme Yolları bulma o hali hazırlayan sebepler gözetilerek ele alınmalıdır Her insan dış yüzü itibariyla hasta görüntüsü sergileyebilir Eğer meselenin üzerinde sadece hastalık şekline gidilirse meselenin üzerine tedavi zorlaşır bakın burada Hoca Efendi bize çok önemli bir şey öğretiyor bir mottosu var hoca efendinin bizim bilmemizi ve anlamamızı istediği bir Motto cümle şöyle hasta yoktur çok özür diliyorum hastalık yoktur hasta vardır diyor Hoca Efendi bunu değişik zamanlarda bu cümleyi kuruyor hastalık yok hasta var diyor Hoca Efendi Bunun anlamı ne her hastanın tekil olarak ele alınması gerekiyor yani her hastanın Biricik olarak ele al alınması gerekiyor o yüzden hastalık yok hasta var Herkese Aynı tedaviyi uygulamaya çalıştığımızda hatta her durumda Aynı tedaviyi uygulamaya çalıştığımızda çare olmuyor hani her merhemi her yareye Derman mı sanırsın diyor Şair ya Her merhem her yiye Derman olmuyor Dolayısıyla Biz meselenin üzerine giderken onu bir hastalık şeklinde ele alırsak yanlış gitmiş oluyoruz meselenin üzerine ve tedaviyi zorlaştırıyoruz Oysa meseleye hastalık değil hasta açısından yaklaşırsak daha isabetli bir teşhis koyup uygun bir tedavi yolları buluyoruz Bunun için de işte sebeplere inebilmek Yani bu insanın ruhu Neden pörsüdü neden renk attı neden duygularında bir matlaşma yaşıyor neden heyecanları söndü bunun sebeplerine inmek ve ona göre devalar bulmak gerekiyor değişik münasebetlerine tek tekrarladığımız de zaman zaman tekrarlayalım bu prensiple her şahıs fert fert düşünülmeli bu şunun Bu da şunun hastası şeklinde o ferdin durumuna uygun bir tedavi yolu takip edilmelidir öyle insan vardır ki diyor Hoca Efendi Ondaki donuklaşma duraklama bıkkınlık yılgınlık yorgunluk hali size ait meselelerden dolayı olmuş olabilir demin uyarmaya çalıştığım mesele bu Bakın duygulanımlar bakın Hoca Efendi bunları Arda arkasına sıralıyor Çünkü yaşadığımız şeyler Tam da Bunlar duraklama donuklaşma bıkkınlık yılgınlık yorgunluk halleri bunları yaşıyoruz ama bunlar çoğu zaman etrafımızdaki insanlardan kaynaklanıyor olabilir küçük bir Latife bir Nükte o kilitlenmeyi Açabilir küçücük malec deler küçücük müdahaleler o insanın düğümünü çözebilir yerinde alıp bir tenezzüh bir gezintiye çıkarmak o tenezzüh ufku itibariyle ona bazı şeyler anlatmak gerekebilir bazen açık bir kitap okumak bir başka zaman da bazı şeyleri müzakere etmek o insan için faydalı olabilir mesela insanda ibadet taate karşı bir Ülfet hasıl olmuşsa bakın heps hepsini Hoca Efendi bütün kaps hallerini madde madde işliyor bakın kaps hali olmuş o insanda Ama bu Ülfet şeklinde ortaya çıkmış ve ibadet taate karşı Ülfet şeklinde ortaya çıkmış ve bu hal onda bir sıkıntı meydana getirmiş yani namaz kılıyor ama Ülfet le kıldığı için ruhu sıkılıyor kıldığı namazdan ruhu sıkılıyor namaza gitmek istemiyor namazın vaktini geciktiriyor namazdan kaçıyor öle öle namaz kılıyor diyelim o insan için Çünkü ibadete karşı ibadet ü taate karşı onda Ülfet hasıl olmuş o Ülfet kaynaklanan bir kabzı içine düşmüş O noktada zorlamamak muhatabını o durumda kaldıramayacağı şeyleri söylememek gerekiyor Yani sen gaflet içerisindesin işte namazı şöyle zayi ediyorsun namazı zayi edenlerin cehennemdeki karşılığı şudur gibi ona kaldıramayacağı şeyler söylememek onu zorlamamak gerekiyor Bu durumda ne gerekiyor Sürekli ümit vermek gerekiyor yumuşak bir dil kurmak yumuşak davranmak Ümit verici olmak ve Reca duygusunu tetiklemek gerekiyor Ümit duygusunu Yani bunu içerisinden çıkabilirsin bu durumu değiştirebilirsin ibadetinde bir Neşve bir cuş u huruş yaşayabilirsin buna onu inandırmak Reca duygusunu canlandıracak bir üslupla ona yaklaş aşmak gerekiyor Hani diyor ashab-ı Kiram efendilerimiz Hoca Efendi öyle hani Kur'an'ın emirleri karşısında art arda geliyor O dönemde Emirler nazil oluyor ayetler biliyorsunuz adeta kemikleri birbirine geçiyor sahabi efendilerimizin ve bir kaps halinin içerisine giriyorlar Tam o sırada Yusuf Suresi nazil oluyor biliyorsunuz Yusuf Suresi için Hoca Efendi teselli bahş bir beyan zemzemi diyor teselli bahş bir beyan [Müzik] zemzemesans bu sure çok değişik hikmetleri ihtiva ediyordu Cenabı Hakk'ın hakim ve Alim isimlerinin gölgesi de bir seyahate çıkarıyordu Yusuf Suresi insanı ve o sure nazil oluyor sahabi efendilerimiz de ne yapıyor hem nasihatleri onun üzerinden alıyor ama Yusuf Suresi aynı zamanda bir Hani ahsenül Kasas bir kıssa Yusuf aleyhisselamın maceralarını anlatan bir kıssa olduğu için onunla rahatlıyor lardı ve Enbiya İzam la alakalı o seran C'yi dinlerken kendi ailevi içtimai psikolojik problem lerini onunla çözebiliyor lardı bütün o Önemli dersler bir kıssa çerçevesinde anlatıldığında dolayı sahabe efendilerimiz onunla rahat bir nefes almışlardı ve o ilahi beyanın kendilerine verdiği mesajı o nefes alma o bast hali içerisinde kavrayabilmek farklı fark oluşu üzerinde durduk Bir insan bazen bir günah işlemiş olabiliyor ve o günah onu uzaklaştırmış olabiliyor Bu da kabza sebebiyet vermiş oluyor bu sebeplerden bir tanesi çokça yaşadığımız sebeplerden bir tanesi işlediğimiz günahların vicdanımızı sıkması vicdanımıza kasılmak diyoruz ya tam anlamıyla bir kasılma duygusu yaşatması bir başkası da Cenabı Hak bir insana yakın olma fırsatı vermiştir kendisine yakın olma fırsatı kurbiyet fırsatı vermiştir ama o insan o yakınlığın hakkını verememiş dolayısıyla da uzak düşmüştür Allah'tan uzak düşmüştür çok yakınlara celb edileceği halde yakınların yapması gereken şeyi yapmadığı için uzaklara düşmüştür Dolayısıyla o da kendini çok uzaklarda hisseder ve bunun kabzı Yaşar böyle bir insan içinde bulunduğu O ruh aletini mutlaka göz önünde bulundurmalıdır diyor Hoca Efendi yani o uzak düşmüşlük yakınlığa doğru kendine bir yol bulup gelmeye çalışmalıdır bunun için Allah'a teveccüh etmeye çalışmalıdır bilinmelidir ki Allah'ın izni ve inayeti ile her kapalı kapı her kilit açılabilir bir şekilde açabilmek mümkündür o kapılı kapıların kilitleri İnayet le açılır fakat Bir Mürşide ihtiyaç var Oraya bağlanıyor mesela Bir Mürşide kapıların kilitleri açılacak ama kendimize Bir mürşit bulmamız gerekiyor Bu Mürşit tasavvuftaki manasıyla Bir mürşit değil Az da olsa İnsanların genel ufkunu kavrayan bir rehberi kastediyorum diyor Hoca Efendi biliyorsunuz hizmetin içerisinde rehberlik sistemi çok önem arz eden bir sistemdir Bu yüzden yani biz Hani bir bir damla suyun içine girmiş Onun için de boğuluyoruz durur da birisinin elimizden tutup bizi oradan çıkarmasına ihtiyaç duyuyoruz durur çoğu zaman bir kaşık suyun içinde boğuluyoruz değerli dostlarım çoğu zaman küçücük sebeplerin içerisinde bir kabzı yaşıyoruz birisi elimizden azıcık tutsa bizi oradan çıkarabiliyor O yüzden Mümin müminin şifası o yüzden Birbirimize ihtiyacımız var ve kabzı orada kesebilirsin daireyi kırabilirsin içerisinde kaldığımızda süreyi de uzatmış oluyoruz bazen bir insan birdenbire bütün duyguları dumura uğramış gibi olumsuz namüsait bir ortamda yapraklarını salan çiçekler gibi kendini salmış olabilir Böyle bir durumda onu iyi dinlemeniz gerekir işin bir tarafında da bu var insanları çok iyi dinleyebilmek yani birisini dinlemeden ona bir şeyler söylediğimizde onu anlamadan çözme gayreti içerisinde olduğumuzda problemi yine büyütebilmek bir analize tabi tutmak içini okumaya çalışmak sonra da içinde bulunduğu ruh aletine uygun sözler uygun bir üslup uygun bir dille ona yardımcı olmak iktiza eder bakın E ne var her durumda yumuşak bir dille onu o insanı içinde bulunduğu psikolojiden çıkarmaya çalışmak Ama önce onu anlayıp dinlemek sonra da biliyor yuz Hani Mümin müminin şifası diyoruz ya Çünkü Allah birbirimizle bize şifa gönderiyor yani Biz çoğu zaman mesela konuşurken Allah bize muhatabımız kalbindeki düğümü çözecek cümleler kurdur biliyor Biz o yetkinlikte değiliz bunun farkında olarak yapmıyoruz Ama samimi isek ihlasla söylüyorsa kardeşlik bizim için önemliyse kardeşlerimize değer veriyorsak onun derdine ortak oluyor Onun derdiyle dilgir oluyorsak Cenabı Hak buna intakı bilhak deniliyor biliyorsunuz Allah konuşturuyor ve bizim bir cümlemiz Cenabı Hak o insanın kalbini basta çeviriyor kapsan O yüzden de bizim birbirimize karşı bu hani rehberlik sorumluluğunu ifa etmemiz gerekiyor Eee diyor ki Hoca Efendi psikanalize tabi tutmak içini okumaya çalışmak sonra da içinde bulunduğu ruh aletine uygun bir üslupla o sıkıntılı durumu gidermesi noktasında ona yardımcı olmak iktiza eder bu mevzuyu Hoca Efendi Ziya Paşa'nın bir e şiiriyle bağlıyor diyor ki Ziya Paşa bir bil illeti kıl sonra müdavat tasaddi yani önce hastalığı bil önce teşhisi yap ondan sonra ona çare Deva ilaç vermeye çalış Her merhemi her yareye Derman mı sanırsın her merhem her yareye Derman Olmaz en ummadığın keşfeder Esrarı derunun Sen herkesi kör alemi sersem mi sanırsın en ummadığın senin içerisindeki içindeki sırları keşfedebilir insanlar Kör değil Bize bakan insanlar ferasetle basiretle bize bakan insanlar bizim problemimiz gö bilirler insanlar Kör değil alem sersem değil hiç ummadığımız insanlar Bizim içimizdeki sıkıntının sebeplerini görebilir ve bize el uzatabilirler bize düşen şey de bize uzatılmış olan o elleri tutmak olur değerli dostlarım Evet bu hoca efendinin neler yapılmalı başlığıyla bastın varalı konuşacağız şimdi 3ün başlığımız da bu Evet kabz ve baston varalı bu kabz ve baston vartal arına geçmeden evvel değerli dostlar bir şeyi hatırlatmak istiyorum Bu dönemde biliyorsunuz çok fazla böyle psikolojik tedavi yöntemleri üredi Türedi diyebilirim ve ne oluyor işte bilinçaltı temizliği gibi Efendim Yıldız haritalarına bakmak gibi böyle Eee her gün yeni bir yöntem görüyorum duyuyorum arkadaşlar iletiyor bazen Sizden hassen ricam Eee sünnetle çek etmediğiniz test etmediğiniz sünnet-i Seniye ile hiçbir mesele hakkında Eee bu kadar bağrını açarak düşünce dünyanızı kalbinizi bu kadar açarak Hüsnü kabul göstermeyin Hoca Efendi bize diyor ki özellikle de psikolojiyle ve Pedagoji ile ilgili meselelerde sünnet-i seniyye ile meseleyi test etmeye ihtiyacımız var bakın Altını çiziyorum özellikle psikoloji ve özellikle de Pedagoji ile ilgili meselelerde Hocaefendi diyor ki biz körü körüne niye diyor başkalarının arkasından sürüklenip gidelim onların yazdıkları söyledikleri kendi terminolojiler kendi sistemlerinin mahsulü ve o sistemin içinde o terminolojinin içerisinde bir mantığı olabilir fakat biz aynı meseleleri Öncelikle kendi değerlerimiz kendi temel kaynaklarımız açısından ele almak zorundayız yani o meseleyi Hoca efendiden duyup dinleyip o meseleyi üstattan duyup dinleyip onunla test edip onun ortaya koyduğu hakikatler le çek edip öyle alıp kabul etmeniz gerekiyor yoksa kendi kendi iizle çelişiyor diyor Hoca Efendi yani fal bakmakla yıldız haritası bakmak arasında bir fark yok O da fal size gelecekten haber veriyorsa O da fal Eee Efendim bilinçaltı temizliği yapacaksanız Eğer bilinçaltı temizliği yapacaksanız işte burada hoca efendinin öğrettiği yöntemlerle yapabilmemiz gerekiyor Bunu Yani Allah'a teveccüh le yapmamız gerekiyor Bunun başka yolu yok bilinçaltı temizliğ yapacaksak Eğer bunu istiğfarla yapmamız gerekiyor değerli kardeşlerim bunun başka yolu yok Kendi kendimizle çelişmeyen diyor Hoca Efendi pedagojiye psikolojiye ait meselelerde iman esaslarımız göz önünde bulundurmak zorundayız bir teyakkuz hali içerisinde olmak zorundayız bir uyanıklık hali yoksa o çarpıklıklar o inhiraf bizim kendi ruh dünyamızın içerisine girip keşmekeşe sebebiyet verebiliyor orada bulanıklığa bakışlarımız daki bulanıklığa sebebiyet veriyor eğer diyor Hoca Efendi kıbleyi tayin etmeden yola çıkarsak Şaşkın şaşkın çeşitli vadilerde kaçınılmaz olarak Dolaşmak zorunda kalıyoruz yola çıkarken önce kıbleyi tayin etmemiz gerekiyor değerli dostlarım Yani hepimizin sağmaya ihtiyacı var hepimiz kaps halleri yaşıyoruz ama bu sa al Arın çaresini bakın Hoca Efendi bize öğretiyor böyle sağlayacağız başka Eee yolu başka yordamı kıble tayin ederek belirleyeceğiz yine başka bir yöntem bulmaya çalışacaksan bunu kıble tayin ederek en başta kıble tayin ederek yapmak zorundayız Yoksa Şaşkın şaşkın değişik vadilerde dolaşmaktan kendimizi kurtaramıyor bir dönem hatırlayacaksınız kişisel gelişim diye bir Furya vardı Ve bunun Eee uzmanları vardı bunu konuşanlar vardı bunu yazanlar vardı ve o kadar büyük bir sektördür ki o kadar büyük bir sektördür ki binlerce mübalağa etmeden söylüyorum binlerce kitap yazıldı o sahada ne oldu bir furyaya yerine şimdi başka akımlar başka fuyal var siz Size hassaten rica ediyorum özellikle psikoloji özel Pedagoji meselelerinde kıble tayin etmeden yola çıkmayın diyeceğim ve ondan sonra yoluma devam edeceğim saati kontrol ediyorum kabz ve bastın varalı diye bir başlığımız var Bunu da Mütalaa edip dersimizi öyle bitirelim değerli dostlarım Evet kabz baları Bediüzzaman hazretlerinden Yola çıkıyor Hocaefendi burada Üstadımız Kastamonu laikas kabz ve bast gibi halleri şöyle değerlendiriyor diyor ki bunları teellüm matı Ruhiye olarak tanımlıyor teellüm matı Ruhiye yani ruhun elemleri Eee kaps halleri sonra bu teellüm matı ruhiyen insanı sabra alıştırdığın mücahede kabiliyeti kazandırdığını söylüyor insana mücahede Eee yani mücahede kökü Cihat biliyorsunuz kötülüklere karşı yeryüzündeki bütün bir kötülüklere karşı yeryüzündeki tüm karanlıklara karşı mücadeleyi Biz kendi içimizdeki karanlığı dağıtarak öğreniyoruz karanlık Sadece bizim içimizde değil Darlık Sadece bizim içimizde değil değerli dostlarım Darlık bütün bir dünyada bütün bir beşeriyetin kalbinde karanlık bütün bir yeryüzünde dolayısıyla da Bediüzzaman Hazretleri bize diyor ki teellüm matı Ruhiye insanı sabra ve mücahede alıştırıyor ve Rabbani bir kamçıdan için bediüz zaman Rabbani bir kamçıdan insanı terbiye eder ve Siz kendi içinizdeki karanlıkla mücadeleyi öğrendiğinizde yeryüzündeki karanlıkla mücadeleyi de öğrenirsiniz Çünkü em ve yesin vartasına düşmemek hikmetiyle emniyet de bir vart IR Yeis de bir vadır ikisine de düşmemek hikmetiyle Cenabı Hak biliyorsunuz bize bir haf recca muvazenesi vermiş ve sabır ve şükür gibi iki önemli dayanak vermiş sabır ve şükür dinin iki Yarısı Yarısı sabır dinin yarısı da şükür Biz o kaps hallerini sabırla atlatırken baz hallerinde de şükre şükrediyoruz dolayısıyla da o hani Eee dinin iki yarısı olarak tanımladığımız sabr ve Şükrü kabz ve bast silsileleri içerisinde öğreniyor ve yaşıyoruz Üstadımız bize diyor ki bunlar ehli hakikat çe medar-ı Terakki bir düsturu meşhur olmuştur Yani insan böyle Terakki ediyor diyor Bediüzzaman Hazretleri ehli Hakikatte Bunun böyle olduğunu söylüyor insan sabrederek Terakki ediyor şükrederek Terakki ediyor Dolayısıyla kabs bast alleri insana karanlığı dağıtmak insana darlıkları genişlikleri inkılap ettirebilmek için bir Eee sabır şükür silsilesi halinde veriliyor Demek ki bazı Ruhi sıkıntılar ve Gönül darlıkları Cenabı Allah tarafından insanları sabra ve nefisle mücahede alıştırmak için verilen Rabbani birer Kamçı gibidir diyor Hoca Efendi Evet Deek Demek ki nefsimize sabra ve şükre alıştırıyor o hallerle tembelleşen bir hayvan Kamçı ile harekete nasıl geçiyorsa onun gibi hantallaştı ranan insanlar da bu kabz ve bast halleriyle adeta kamçılanmak ve vazifelerine canlılığa vazifelerinden canlılığa ciddiyete ve gayrete sevk edilmektedirler Bediüzzaman hazretleri bu ifadeleriyle kabz b vartal arına da dikkat çekiyor Ve bize diyor ki aslında insan daima sabır ve şükür kanatlarıyla yol almalı diyor haf ve Reca dengesini de hep korumalı diyor Bediüzzaman Hazretleri Ne var ki bazı kimseler sıkıntı ve zorluk anlarında Reca ve sabırla hareket edeceklerine yese düşüyorlar işte Problem burada başlıyor yani sıkıntı ve zorlukta sabırla O sıkıntı ve zorluk atlatılan yer de bunu yaşayan kardeşlerimiz var biliyorsunuz onlar sabır yerine yese düşüyorlar bunun tersi olarak da basta girdiklerinde yani o genişliği yaşadıklarında şükür yerine şımarıklığı ya da gaflete düşebiliyor rahat ve huzur dönemlerinde havf ve şükür esaslarına bağlı tavır alacaklarına emniyet duygusuyla doluyorlar kendilerini bütün bütün rehavete salab bast halinde de problem bu Bakın bu bir Varta öyle tanımladı tuzak Varta tuzak demek biliyorsunuz Bu bir Varta Yani bast aslında bir Varta rehavetin vartasına düşmesinin varas kendini rahata salmasın varas Öbürü de bir var kabz da bir Varta O da yesin vartasına her zaman H ve Reca dengesini gözetmenin Hayati ehemmiyeti var İnsan Meleklerle aynı safta Yar alacağını görse bile asla nefsine güvenmemeli o bast halleri var ya o Coşku halleri asla insan nefsine güvenmemeli Akıbet ve ahiret hesabında emniyette olmadığının şuuruyla yaşamalı mutlak yein küfür olduğu gibi mutlak emniyetin de küfür olduğunu unutmamamız gerekiyor değerli dostlarım mutlak Yeis küfürdür mutlak Yeis Yeis biliyorsunuz Allah'ın rahmetinden ümit kesmek demektir küfürdür aynen onun gibi mutlak emniyet de küfürdür mutlak emniyet ne Hani kurtulduğumuz garantisi cennete gideceğimiz garantisi içerisinde Yaşamak Bu da küfür küfürdür Evet Nasıl ki Akıbet ve ahiret konusunda bütün bütün Ümitsiz olmak bir küfür sıfatıdır bir insanın ameline güvenmesi akıbetinden hiç endişe etmemesi ve cennete gideceğinden emin olması da bir küfür vasfıdır bu itibarla kabs Yeis bataklığına yuvarlanmaya E dikkat etmek etmek noktasında bizim için bir teyakkuz vesilesi eee kabz da Yeis bataklığına yuvarlanmaz gerekiyor Bu teyakkuzu kendimize Telkin edebilmemiz gerekiyor Celali bir tecelli kabz bunu unutmamamız gerekiyor Yeis bataklığına kabz yuvarlanmaya bast hallerinde de bast hallerinde de rehavete düşmeyeceğiz bunu bu Celal ve Cemal tecellileri karşısında ne niyet duygusu ne de ne de Eee bütün bütün o küfür bataklığın tanımlayan Yeis içerisinde olmamak için başta insan ötelere müşe açılmalı hayatını uhrev iliklere bağlamalı Ama bunları yaparken bile yani ötelere açılırken hayatını uhrev iliklere bağlarken Eğer gaflete düşerse gevşekliğe düşerse İşte o gevşeklikten o gafletten kendini sıyırıp çıkarmaya çalışmalı şükür hislerini e içinde var kılmalı onlarla coşmalı Eğer şükür hisleriyle insan coşarsa o bast halini uzatabilir ama Ülfet ve ünsiyete düşerse o Eee yaşadığı bast hali bir Eee kabz hazırlayıcı haline gelir Onun için kaps haline maruz kalan kimse Gönül semasını muvakkaten karardığı o zaman diliminde sadakat ve vefa ışığıyla yol almalı Ümitsizliğe asla teslim olmamalı ve sabırdan ayrılmamalı yani kabz hali içerisinde isek değerli dostlarım o halin e o halin içerisinde olduğumuzu önce bilip sonra o halin içeris nasıl sıyrılıp çıkacağımıza ilişkin muale celer geliştirebilmek ama bundan önce önce şunu Bilmemiz gerekiyor ki kabzanin bastan da rehavete düşmemeli isiz bu idrak le o dalgalanmaların içerisinde yolculuk edebilmemiz gerekiyor kabs dış yüzü itibariyla çirkin görünse bile aslında bir teyakkuz fazlıdır ve masivadan sıyrılıp Cenabı Hakk'a yönelmek gerektiğini bize ikaz ediyor Bir teveccüh davetiyes didir onun için de Yunus Emre'nin çok önemli bir sözü var hepiniz bilirsiniz meşhur bir sözdür Bu diyor ki Yunus Emre kötüdür yoksulluktan nicelerin varlığı böyle başlıyor nicelerin varlığı yoksulluktan daha kötüdür hangi durumda bunca varlık var iken gitmez gönü darlığı o varlık insanı gaflete düşürüyorsa yokluk ondan daha iyidir sağlık insanı gaflete düşürüyorsa hastalık ondan daha İyidir üstat İhtiyarlık için söylüyor bunu hatırlayacaksınız Üstat diyor ki Eee ihtiyarlığın diyor Bediüzzaman Hazretleri bir yılını gençliğimin 5 yılına değişmem tam böyle değildi Eee beni affetsin Üstat eee sürur içerisindeki gençliğimin sürur içerisindeki gençliğimi Eee ihtiyarlığın hastalıklarını meşakkatler düşünün öyle bir İhtiyarlık ama Üstat ikisini bir birbirine kıyas ediyor ve diyor ki böyle bir ihtiyarlığı değişmem neden değişmiyor Üstat Çünkü o bir teyakkuz gaflet içerisinde geçen o sağlığın gafleti gençliğin gafleti içerisinde geçen o yıllara değişmem diyor Bediüzzaman Hazretleri o ihtiyarlığın senesini Dolayısıyla Yunus amri de bunu bizi bize şiiriyle diyor ki kötüdür yoksulluktan nicelerin varlığı bunca varlık var iken gitmez Gönül darlı bunu söylemek suretiyle aslında kabz bir yönüne dikkat çekmiş oluyor Bütün Gönül darlıklarının çaresinin kesretten Vahdeti bulmak olduğunu öğretiyor bize Yunus Em bütün Gönül darlıkları kesretten geliyor diyor Yunus bütün Gönül darlıkları kesrette boğulmaktan geliyor dolayısıyla da bütün Deva kesretten vahdete geçmek yani Vahdeti bulmak varlığın çehresinde Cenabı Hakk'ın Eee mektubat-ı samedaniye okumak üstadın tabiriyle masivadan kurtulmak Mevla'yı müteal muhabbetiyle dolmak İşte bunlar Yunus Emre'nin bize öğrettiği gösterdiği çareler merhemler Evet bitiriyoruz değerli dostlarım Hakkınızı helal edin son paragrafımı kalbinin kasvet bağladığın ve Karanlıklar içerisinde kaldığına inanan bir insan şayet kendisini ümitsizlik pençesine teslim etmezse ve vicdan lisanıyla sürekli Allah'a tut beni Allah'ım Tut ki edemem sensiz derse Cenabı Hakk'ın inayetine sığınırsa ne oluyor Biliyorsun biliyor musunuz o kasvetli o kasvetli zaman dilimlerinin boğucu rağmen Rabbine İnsan yönelmeyi başarabilmiş işte o zaman kazançlı oluyor o zaman bast halinde yaptığı ibadetten çok daha büyük bir sevapla çok daha büyük bir Terakki ve tekamüle o işin içerisinden çıkıyor Zira değerli dost esas kulluk kapz halinde yapılan kulluktur esas kulluk kapz halinde onun tuzaklarına düşmeden sadakatle ortaya konulan kulluktur O kullukta Allah'ın Allahu Teala'nın emirlerini yerine getirme düşüncesinden başka bir niyet bir maksat yok çünkü dahası onda aşk yok Düşünsenize kabz yapılan kulluğa bakın onda Aşk Yok iştiyak Yok cezbe Yok incizap Yok zevki Ruhani yok ama yine de o ibadet ediyor O ruh sıkıntıları içerisinde yine de Rabbine yöneliyor Burada sadece ne var sadakat var sadece yüce yaratıcının emri olduğu için ibadet ve ubudiyete sarılma var öyle bir kasıt var işte ibadet ü taat neşesinden mahrum kaldığı öyle bir anda da insan kulluğunu aksatmadan yerine getiriyorsa işte diyor Hoca Efendi o bire 100 kazanır bire 1000 kazanır Hatta daha fazla bile kazanabilir Bu açıdan Mümin inişli çıkışlı bir yolda bulunduğunu bilmesi gerekiyor ve bu halin de kaps hali olduğunu ve basta İnkılap edeceğini bilmesi gerekiyor Mütemadiyen basta doğru Yürümesi gerekiyor insanın Hani siz karanlığın içerisinde kaldınız diyelim Ne yaparsınız Uzaktaki bir Işığa doğru yürürsünüz ya da orada Işık olduğuna Ümit ettiğin bir cihete bir yöne doğru yürürsünüz öyle yapmak gerekiyor kapsın içinde kaldığımızda nerede Işık varsa oraya doğru yürümemiz gerekiyor ve bunun muvakkat yani geçici bir hal olduğunu Şu dünya hayatının inişli ve çıkışlı olduğunu ve o kabz lın baskların hazırlayıcısı olduğunu hatırlamamız gerekiyor her zaman kendimize yakışan sadakat ve vefanın gereğini sergileme gerekiyor işte o sadakat ve vefanın gereği de kabz halleri içerisinde kopmamak Allah'tan kaps halleri içerisinde tam tersine Allah'a teveccüh etmek ondan İmdat dilemek ondan Medet istemek ona iltica etmek ve ona yönelmek işte cümlemiz ve duamız bu dersin duası bir kabz hali duası tut Elimden Tut ki edemem Sensiz Eğer böyle yapabilirse insan o kaps hallerini kısaltmış K baslara inkılap ettirmiş bire bin kazanmış ve insan mahiyetinin terakkisi ve tekamülü de bu kabz ve bast halleriyle cereyan ettiği için e o Kabzanın önceki genişlikten daha büyük bir genişlikle çıkmış olur Hoca Efendi bunun da ını çiziyor her Eee Kabzanın bastan insanı daha büyük bir genişliğe ulaştırır diyor Öyle olsun inşallah diyelim değerli dostlarım öylece dersimizi tamamlayalım öyle olsun Cenabı Hak bizi Eee o kabızlar içerisinde sadıklı teveccüh edenlerden sadakatle istiğfara sarılan lardan sadakatle Rabbine iltica edenlerden eylesin Rabbimiz bizi kaps halleri içerisinde o kaps hallerini bast hallerine inkılap ettirebilme noktasında Işığa doğru yürüyenlerden eylesin Rabbimiz bizi Tut Elimden Tut ki edemem Sensiz sözünü tekrar edenlerden Ey başka yönler başka yöntemler arayanlardan değil en başta kıblesini tayin edenlerden Rabbine müteveccih olanlardan eylesin Mümin müminin şifasıdır Rabbimiz bizi kardeşlerimizin şifası eylesin onları da bizim derdimize Şifa eylesin kardeşliğin kerameti vardır diyor Bediüzzaman Hazretleri kardeşliğin kametine inananlardan eylesin Rabbimiz bizi birbirimizin düğümlerini çözenler eylesin birbirimize karşı şefkatli birbirini anlayanlardan birbirini dinleyenlerden çok iyi dinleyenlerden ve tasavvufi manasıyla değil hizmet manasıyla birbirine Mürşit olanlardan yani rehber olanlardan eylesin Evet Eee Evet sizin dualarınıza bakıyorum ilahilerin ie bakıyorum öyle eylesin Rabbim bizi değerli dostlarım o kabzı baslara inkılap ettirebilme Başaran lardan eylesin gönlümüzü inşirahla doldursun Rabbimiz ama e o inşiraha da emniyete gaflete ülfete düşmemizi izin vermesin inşirahla şükrümüzü artırsın o Gönül darlıkları la o kabs halleriyle de Sabrımızı el imizi ziyadeleştirir Cenabı Hak kendi dünyamızda dağıttığımız o karanlıkları şu alemde de dağıtabilir Rabbimiz bize nasip etsin hoca efendinin bu makalede önerdiği bütün yöntemleri uygulayabilme onları hayatımıza hakim kılabilir Gönül darlıklar dolayısıyla da Yunus'un nasihati içerisinde kesretten kurtulup da Vahdet yolcusu olabilmeyi Rabbimiz bize nasip etsin Evet Eee Evet değerli dostlarım mesajlarınızı okuyorum Evet çok teşekkür ediyorum Mümin müminin şifası bu dersler hepimizin şifası olsun Hepimizin şifası Hoca Efendi muhtelif yerlerde sohbet-i cananın hepimizin kabzı için baslara inkılap etme vesilesi olduğunu söylüyor Hatta bir şeyin altını çiziyor ben bunu çok seviyorum sahabi efendilerimize sahabi diyoruz ya biliyorsunuz sahabi sohbet kökünden geliyor diyor ki Hoca Efendi bakın sahabiler sahabi efendilerimize başka bir sıfatla tavsif etmiyoruz sahabi diyoruz onlara Onlar sohbet edenler Biz de Sohbetimiz kutsiler V fıdır biliyorsunuz sohbet kutsiler vasfıdır sohbet bu sohbetlerle eee kendi Gönül darlıklar mızı ferahlık vara inşiraha çıkarmaya çalışıyoruz Cenabı Hak bu sohbetleri bütün sohbetlerimizi bütün kardeşlerimizle aynı halkada toplanmalar mızı darlıklar mızı genişlik lere çıkarma vesilesi inkişaf ve imbisat vesilesi kılsın İnşirah vesilesi kılsın değ dostlarım Evet e Elhamdülillah Elhamdülillah gönderdiğiniz kalpleri e Efendim çiçekleri alıp kabul ediyorum değerli dostlarım benim hakkınıza Helal edesiniz sizi muhabbetle selamlıyorum bakın zambiya'da selam geldi hepimize geldi zambiya'da Selam Biz de zambiya'ya selam ediyoruz ne güzel ne güzel Bakın aynı halkada ziyadan bir kardeşimizle aynı Ders aynı sohbet halkasında hamdü senalar olsun Evet değerli dostlarım görüşmek ümidiyle dersi sonlandırmak bana ağır geliyor dersten sonra ama sizi de çokça yordum görüşmek ümidiyle Allah'a emanet olun hoşça kalın
EMİNE EROĞLU İLE HZ. PİR OKUMALARI - GÖNÜL DARLIĞI
Channel: Emine Eroğlu
Share transcript:
Want to generate another YouTube transcript?
Enter a YouTube URL below to generate a new transcript.