Transcript of EMİNE EROĞLU İLE MESNEVÎ-İ NURİYE OKUMALARI - 168: LÂ HAVLE VELÂ KUVVETE İLLÂ BİLLAH ZİKRİ
Video Transcript:
İllahi mineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi rabbil alemin vessalatü vesselamü alâ seyyidina ve Sened Muhammedin ve alâ alihi ve sahbihi ecm Estağfirullah estağfirullah estağfirullahi veam Aleyke Ya Habiballah la havle ve la kuvvete illa billah Alim değerli dostlarım hepinizi selamlıyorum dostları Hazirun muhabbetle selamlıyorum gaib dostları da muhabbetle ve hasretle selamlıyorum bereketli bir ders olsun inşallah teala bugün la havle ve la kuvvete illa billahil alil azim zikrini konuşacağız Üstat 20 mertebede tefsir ediyor şerk Ediyor la havle ve la kuvete illa billahil alil azim zikrini bugün mer TEB esini Mesnevi Nuriye üzerinden Mütalaa edeceğiz vaktimiz yettiğince de diğer mertebelerini açılacağız inşallah teala Üstat şöyle diyor ilame Yuh Aziz biz bu hitabı seviyoruz E biz bu hitaba kendimizi muhatap kılma duası yapıyoruz o yüzden bu Meclisi bu mecliste bulunuyoruz O yüzden bu meclise iştirak ediyoruz Allah hepinizden razı olsun ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyil azim şerhini anlatacağı zaman da Üstadımız bize aynı hitapla ilam eyyuhel Aziz diye sesleniyor Biz de Kalbimizin kulağını Can kulağını üstadımıza veriyoruz Efendim Üstadım diyoruz çok hava kadar su kadar muhtaç olduğumuz bir tefsir bir tesbih la havle ve la kuvvete illa bazim tesbihi Üstadımız diyor ki la havle ve la kuvvete illa billah cümle-i mukaddesi la havle ve la kuvvete illa billah yani havl ve kuvvet Allah'ındır havl ve kuvvet Allah'tandır havl ve kuvvet güç ve kuvvet olarak çevriliyor ama Eee kelime manası cümle manası itibariyle Allah'ın kudret ve kuvvetinden yani gücünden kuvvetinden başka güç ve kuvvet yoktur manası burada çok önemli bir Eee bize bakan mesele var Biz aslında bu cümleyi kurduğumuzda yani la havle ve la kuvvete illa billah dediğimizde kendi gücümüzden ve kendi kuvvetimiz teberri ediyoruz teberri kelimesi burada kritik bir kelime çokça karşılaşacağınız Özellikle bu zikir bağlamında karşılaşacağınız bir kelime Hoca Efendi de çokça kullanıyor teberri kelime bu kelime hazinemizi yeni ekleyeceğimiz kelime te yüz çevirmek uzak durmak demek şimdi biz ne yapıyoruz la havle ve la kuvvete illa billah dediğimiz durumda anda hatta Hadisenin içerisinde halde kendi güç ve kuvvetimiz teberri ediyoruz yani bizim bir irademiz var irademizin hakkını vermeye çalışıyoruz ama neticeyi yaratan Allah biz esbaba riayet ediyoruz fakat neticeyi yaratan Allah Oysa Biz esbap aleminde yaşadığımız için Darül Hikmet olduğu için yeryüzü Biz esbaba riayet edince neticeyi de o esbabın ortaya çıkardığını zannediyoruz ya da kendi havl imiz de mesela başarılar ortaya çıkan güzel neticeler bunları Kendi üzerimize alabiliyoruz ya da esbaba verebiliyoruz Oysa la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim dediğimiz anda biz kendi gücümüzden kuvvetimiz teberri ediyor Allah'ın güç ve kuvvetine istinat ediyoruz dayanıyoruz ve bütün sebepleri de tesirden Azat ediyoruz la havle ve la kuvvete illa billah diyoruz şimdi bu cümle mukaddes bir cümle çok bizim hava kadar su kadar ihtiyacımız olan bir cümle bir zikir cümlesi üstadın bize akşam namazıyla yatsı arasında çektirdiği altı tane zikirden bir tanesi de bu zikir la havle ve la kuvvete illa billah zik ve Üstadımız burada diyor ki bu mübarek Mukaddes cümle insanın zerre vaziyetinde insanı Mümin Suresi suretine gelinceye kadar geçirdiği safhalara bakıyor diyor Üstat Biz yeryüzünde Tekamül ediyoruz bir Tekamül yolculuğu yapıyoruz adeta bu Tekamül yolculuğunun duraklarında Nazır Onlara bakıyor bu Mukaddes cümle havl ve kuvvet nereden nereye geçerken havl ve kuvvet Cenabı Hak bu tesbihin içerisinde farkındaysanız mutlak bırakılmış yani Allah şunun için havl ve kuvvet istiyorum senden ya rabbi kendi Havlan kuvvetimden teberri edip de şu mesele için havl istiyorum şu mesele için kuvvet istiyorum demeden la havle ve la kuvvete illa billah diyoruz güç toplama cümlesi bu bizim için bu değerli dost bu cümle la havle ve la kuvvete illa billah cümlesi bizim için bir güç toplama cümlesi aczim ve fakrım zı biliyoruz Ve eşya hadiseler karşısında varlık karşısında sürekli güç toplamaya ihtiyacımız var adım atabilmek için Rabbimizin havl ve kuvvetine ihtiyacımız var yaratan o güç onun kuvvet onun Öyleyse Biz la havle ve la kuvvete illa billah billah bu mübarek Mukaddes cümleyi Aslında zerre vaziyetinde insan-ı Kamil olma ufkuna kadar her mertebede muhtaç olarak bu cümleyi zikrediyor her mertebenin hali tavrı Neyse hepsine birden bakıyor bu la havle ve la kuvvete illa billah cümlesi bu arada dersin içerisinde de bir tespihi tamamlayacağız gibi gözüküyor tekrarlarım zla inşallah teala Üstat bunu enteresan bir suret şöyle izah ediyor diyor ki biz bir zerre mertebesinden insan-ı Kamil insan olmak demiyor bakın insan-ı Kamil olmaya kadar birtakım tavırların hallerin içerisinden geçiyoruz ve bu mübarek kelime bize eşlik ediyor geçerken Yani bir halden başka bir hale bir tavırdan bir başka bir tavra la havle ve la kuvvete illa billah la geçiyoruz Üstat o hal ve tavırları şöyle tanımlıyor diyor ki camidi nebatiye hayvaniye insaniyet gibi şimdi Öyleyse bizim hangi tavırlarım hangi hallerimiz var bir camidi yani cansız bir halimiz var İki nebatiye nebati bir tarafımız var insana ne diyorduk Biz kevni Cami diyorduk yani toplayıcı bir Eee oluş toplayıcı bir kevn oluş alemi İnsan bir sürekli bir olma hali içerisinde ve oluşları da kendi içerisinde topluyor Biz kainatı da kevn kelimesinden türeterek söylüyoruz Kainat bir oluş alemi Yani sürekli bir hareket hali içerisinde sürekli bir oluş hali içerisinde ama insan o alemlerin en vuci yani o alemlerin fihristesi kendi içerisinde onları topluyor Dolayısıyla insanın bir cemadat yönü var bir nebatat yönü var yani bizim bir cansız nebati camit bir yönümüz var bir nebati bitkisel bir yönümüz var üçüncüsü hayvani bir Mahiye temiz var dördüncüsü insani bir Mahiye temiz var bir de insan-ı Kamil mahiyetin var bunların Bunlar bizim varlık içerisinde geçirdiğimiz halleri ve tavırları tanımlıyor ve Üstat diyor ki bize bu zikir la havle ve la kuvvete illa billah Zikri bu tavırların hepsine birden bakıyor ve biz bu menziller geçerek ins Kamil oluyoruz ve insanın letaifi pek çok alem ve emellere maruzdur elemlere ve emellere maruzdur insanın latifeleri Yani bir tavırdan başka bir tavra bir halden bir başka bir hale geçerken farkındasınız zannediyorum bir elemler ızdıraplar imtihanlar musibetler belalar ama bir tarafta da emellerim var yani ulaşacağımız ulaşmak istediğimiz hedefler var başarılar var mutluluklar var Sürüler var ferahlık var İkisi de var bir halden bir başka hale geçerken bütün bunlara maruz insan maahaza hal ve kuvvetin müteallik yi zikredilmeyen mutlak bırakılmış yani Allah bunu bize bu Zikri bize bildirirken değerli dostlar hangi şeye taalluk ettiği neye baktığını yani havl ve kuvvet diyoruz Bu ikisi arasındaki farkı da konuşacağız havl ve kuvvet güç ve kuvvet arasındaki fark ne diye ama biz Eee güç ne için bu halden hale geçerken Allah mutlak bırakmış ne için güç istiyoruz Allah'tan niçin kuvvet istiyoruz Cenabı Hak bunu mutlak bırakmış binaen aleyh bu cümle teselli bahş olup şumulü dahilinde olan makamlara göre tefsir edilir Dolayısıyla üstat ne yapacak bu mutlak cümleyi Neyi kapsadığını göz önünde bulundurarak tefsir edecek bize mesela bakın örnek bunu daha iyi izah edecek mesela Adem'den çıkıp vücuda gelmek yokluktan varlar çıkıyoruz değil mi lail Ademi ve kuv al Vü bakın Üstat ekledi la havle ne için la havle ne için vea kuvvete la havle anil Ademi ve kuvvete al Vücud ya da zevale gitmeyip bekada kalmak la havle aniz zevali ve kuvvete alel Beka Ne oldu bakın bir halden başka bir hal zevale gitmeyip bekada kalmak ademden çıkıp vücuda gelmek iki mertebe burada devam ediyor Bediüzzaman Hazretleri bunların üzerinde duracağız mazarratı dev menfaati celp bu değil mi yani bize yönelmiş olan tehditleri def edebilmek her türlü tehdidi def edebilmek korkularımız aczim ama bir taraftan da menfaati cel bizim için faideli olan şeyleri Kendimize doğru celb edebilmek ama kötülükleri şerleri çirkinlikleri de kendi üzerimizden def edebilmek İşte bu konuda da la ve la kuvvete ne diyoruz diyoruz aynı şekilde mesela musibetten uzak durmak matluba nail olmak ne diyoruz la hav anil anil mesai ve kuvvete alel metalip diyoruz musibetten Uzak olmak ama Talip olduğumuz şeyler istediğimiz şeylere nail olmak iki mesele var bakın hep havl ve kuvvet biri havle bakıyor birisi kuvvete bakıyor hep mesaiye düşmemek günahlara düşmemek konusunda Allah'tan havl istiyoruz ibadete devam etme konusunda kuvvet istiyoruz bakın musibetten uzak durma konusunda Allah'tan havl istiyoruz matlup varımı Nail olma konusunda kuvvet istiyoruz günahlara girmemek için havl istiyoruz Allah'tan ibadete devam etme konusunda kuvvet istiyoruz azaba maruz kalmamak için havl istiyoruz nimete Mazar olmak için kuvvet istiyoruz zulümat düşmemek için havl istiyoruz e Efendim nurla tenevvür etmek için nurlanmak aydınlanmak için Allah'ım nurumuzu tamamla diye dua ediyoruz ya nurla nurlanmak için Allah'tan ne istiyoruz kuvvet istiyoruz bakın bir havl var bir kuvvet var yani hep iki mesele var musibetten uzak durmak matluba nail olmak günahlara düşmemek ibadete devam etmek azaba maruz kalmamak nimetlere mahzar olmak zulme düşmemek nurlara gark olmak ve hakeza bunu çoğaltabilirsiniz şimdi ne oldu bakın havl ve kuvvet Aslında duanın içerisinde bu mübarek cümle dedi ya üstat bu Mukaddes cümle dedi ya bu Mukaddes cümlenin içerisinde mutlak bırakılmış Ama şunu biliyoruz ki Biz zerreden insanı Kamil olmaya doğru yolculuk ederken hep bu tavırların ve Bu hallerin içerisinden geçiyor musibetlerin içerisinden geçiyoruz e nimetler istiyoruz Cenabı Hak'tan hastalıkların içerisinden geçiyoruz şifalar istiyoruz zulümat lın içerisine düşmemek istiyoruz Bir taraftan da Nurlar istiyoruz Cenabı Hak'tan hep bu bu ikili durumda bir havl istiyoruz Allah'tan bir de kuvvet istiyoruz havl işte işin bir yönüne o sakınma yönüne kuvvet de celp yönüne bakıyor o o sakınma yönüne bakan kavram havl kavramı neden sakınıyor o havl kavramı neyi istiyorsak Neyi celb etmek istiyorsak da o da kuvvete tekabül ediyor la havle ve la kuvvete la havle ve la kuvvete illa billah İkisi de Allah'tan havl de Allah'tan kuvvet de Allah'tan ne diyoruz Adem'den çıkmışız bu havle bakıyor e vücuda gelmek için hep kuvvet istiyoruz Allah'tan zevale gitmemek istiyoruz bu havle bakıyor bekada kalmak için Cenabı Hak'tan kuvvet istiyoruz zeval için havl zevalde zevalden kurtulmak için zevale gitmemek için havl bekada kalmak için kuvvet istiyoruz Cenabı Hak'tan Yani hep bir sakınma ve bir iltica var farkındaysanız Dolayısıyla bakın la havle ve la kuvvete iki mesele ve bunu Üstat çoğaltıyor Siz de çoğaltabilirsiniz hay hayatınızda hep sakınmaları havl bağlamında ve celpleri taleplerinizi isteklerimizi de kuvvet bağlamında hep Allah'ın havl ve kuvvetine Havale ediyoruz Üstat bunu bu açacağız bu nebatiye hayvaniye meselesine ama şuradan başlamak istiyorum değerli dostlar Bediüzzaman Hazretleri aslında kendi yolunu arz ve fakr kavramları üzerine kuruyordu ya işte o sakınma ve celpler bizim terminoloji Acz ve farla ifade ediliyordu yani Acz neydi bizim için birinci sözden hatırlayın kati üt Tarik diyordu Üstat yol kesiciler var önümüzde AC bizim güç yetirememek karşısındaki çaresizliğimiz bizim aczim yani İhtiyarlık var ölüm var hastalıklar var belalar var musibetler var Ademler var mazarat var Yolumuzun üzerinde bunlara karşı ne yapıyoruz biz o birinci Sözde o kati ü Tarik lere karşı bir kabile reisinin ismi alınıyordu ya biz de ne yapıyoruz la havl diyoruz alimiz sonra bir de ne vardı bizim ikinci kavram olarak fakri miz vardı fakr neydi bizim nihayetsiz muhtaçlığım ZD ama o nihayetsiz muhtaçlığım karşısında Rabbimizin gını zenginliği ve İstediğimiz her şeyi ondan istiyor oluşumuz fakr Dolayısıyla veela kuvvete derken fakrım zı kastediyoruz la havle de aczimi veela kuvvete de fakrım İlan ediyoruz ne güzel bakın la havle derken azimden kaynaklanan her türlü o yol kesiciler belalar musibetler Efendim hastalıklar ölümler neyse o yol kesiciler onlar karşısında cenab-ı Hakk'ın havl iltica ediyoruz kendi havl imizde teberri ederek sonra vela kuvvete derken de Cenabı Hakk'ın nihayetsiz nimetini kendi üzerimize celb etmek istiyoruz arz ve fakr Üstat bunu Haşiye şöyle izah ediyor değerli dostlar Üstadımız bize diyor ki Evet çok özür diliyorum Evet Üstadımız bize meseleyi izah ederken değerli dostlar Eee hasbinallahu veel vekil zikrinin de aynı bağlamda değerlendirildiğini söylüyor hasbinallahu ve nimel vekil zikrine baktığınızda Neyi görüyorsunuz üstadın yine hasbünallah ve Nel vekili Bu bağlamda ele aldığını görüyorsunuz yani hasballah veel vekil üstat Allahu Azime karşı Allah'ın yeterli oluşu Hasbinallah Allah bize yeter vekili de bütün ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğiniz bir vekillik bir vekalet olarak okuyordu hatırlıyorsunuz bunu zannediyorum hasbinallahu ve nimel vekil Zikri üzerine bir ders yapmıştık diye hatırlıyorum ben ve İşte bu iki Bağlam Yani birinci bağlam hasbinallahu ve nimel vekil ki Acz bağlamı Hasbinallah Allah Yeter neye karşı yeter Hasbinallah bize neye karşı Yeter Bize Cenabı Hak o bütün yol kesicilere karşı yeter hiçbiri yolumuzu kesemez ne ölüm sonsuzluk yolunda yolumuzu kesebilir ne hastalıklar Şifa yolunda yolumuzu kesebilir ne musibetler nimetlere gark olma konusunda yolumuzu kesebilir hasbünallah ama bir de ne var ve nimel vekil O da neye bakıyor fakri imize bakıyor bizim nihayetsiz ihtiyacımız var işte bu nihayetsiz ihtiyaçlar Karşısında bir vekilimiz var bizim vekil ne de güzel bir vekilimiz var ne de güzel bir vekilimiz var ihtiyaçlarımız karşısında bütün ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğiniz bir vekaleti var Cenabı Hakk'ın bakın Ne oldu Üstat hasballah Vek la ve kuvete illa billahil alil aim zikrinin ikisi de bizim izimiz ve fakri üzerine kurdu ikisini de Üstat iki manada topladı Hasbinallah niel vekil la havle ve la kuvvete la havle ve la kuvvete illa billah Ne güzel değil mi yani üstadın açtığı yol Acz ve fakri yolu ya üstadımızın açtığı yol Acz ve fakri yolu ya Ne güzel bir yol açtı Bediüzzaman Hazretleri bize Allah ondan razı olsun Allah o yolda hakkıyla yürümeyi bize nasip etsin işte değerli dostlar Eee adz ve fakrım ı karşılayacak olan biz havl ve kuvvet üzerine konuşacağız bugün üstadın zikrettiği bu manaları biraz daha açacağız yine üstadımızın bize açtığı yoldan açacağız inşallah teala Fakat ben önce şu manayı bir derinleştirir ondan sonra havl ve kuvvete geri dönelim arzu ediyorum dedi ya Bediüzzaman Hazretleri bizim bir zerre oluşumuz danan insan-ı Kamil oluşumu kadar haller ve tavırların içerisinden geçiyoruz dedi Üstadımız ve bu haller ve tavırları tanımlarken de Bediüzzaman Hazretleri bizim camidi etimiz yani cansız varlığımız nebatiye temiz bitkisel varlığımız sonra hayvaniye temiz hayvani varlığımız sonra da insani varlığımız sonra da insanı Kamil yolculuğumuz bunlara vurgu yaptı Bediüzzaman Hazretleri ve bir halden bir tavırdan ötekisine la havle ve la kuvvete illa billah zikriyle geçtiğimiz altını çizdi Şimdi ben özellikle şu bağlamı biraz daha açalım istiyorum Biz Eee değerli dostlarım Eee şu insan toplayıcı varlıktır diye başladık ya meseleye insanın mahiyetini tanımlarken Aslında şöyle şuradan başlayarak tanımlayacağız biz Cami bir varlığız yani toplayıcı bir varlığız bunu hiç akıldan çıkarmamak gerekiyor Yani insandan bahsederken tek boyutlu Eee tek mahiyetli bir varlıktan söz etmiyoruz insandan bahsederken bütün varlığı Varlığın oluş biçimlerini varlığın mertebelerini kendi içerisinde toplayan bir varlıktan bahsediyoruz Cami bir varlıktan toplayıcı bir varlıktan bahsediyoruz Dolayısıyla Eee haz Mevlana'nın bir ifadesini bu konuda kendimize mihenk yapıp öyle yolumuza devam edeceğiz Mevlana Celaleddin Rumi Hazretleri bunu bu Mevlana'nın bu cümlesini tekamülcü yani evrimciler hani Müslüman olup da evrimi savunan birileri var ya değerli dostlar onlar bunu delil olarak gösteriyorlar Hz Mevlana'nın bu cümlesini Hz Mevlana Celaleddin Rumi Hazretleri diyor ki madendir diyor nebat oldum Madem diim nebat oldum nebat hayvan oldum hayvandım insan oldum insanım ölüyorum ölmekle Tekamül ediyorum Niye üzüleyim diyor cümle bu bu tekamülcü yani Evrim nazariyesi inananlar bu cümleyi yanlış anlıyorlar ve evrimin delili ymiş gibi ORT ortaya çıkarıyorlar şöyle diyor bakın tekrar ediyorum Hazreti Mevlana diyor ki ben madendir nebat oldum nebat hayvan oldum hayvandım insan oldum Sonra da şöyle bitiriyor diyor ki ben ölüyorum ölmekle Tekamül ediyorum Niye üzüleyim diyor Hazreti Mevlana bu cümle üstadın kurduğu O bizim zerreden insanı Kamil olmaya yürürken geçirdiği o cemadat nebatat Hayvanat insanat mertebelerine tekabül ediyor Aynı mana var burada da Hoca Efendi bize bu Hazreti Mevlana'nın cümlesini izah ederken diyor ki biz cami bir varlığız ve bin1 esmanın kısm azamın nokta-i mihraki Yesi durumundayız Allah'ın bin bir tane esma-i ilahiy yesinin kısmı azamın büyük bir çoğunluğunun Odak noktası insan öyle bir toplayıcı varlık yani bizde Ne var değerli dostlarım hem ruhanilik var hem cismaniyet var hem hayvaniye var cismaniyet hayvaniye ve meleki meydana gelmiş bir varlık insan ve bu yönüyle Allah'ın esmasına çok farklı bir aynad Darlık yapıyor insan bakın Meleklerle insan arasındaki farkı da böyle tanımlıyoruz ne diyoruz bakın insan melekler gibi şeffaf olmayıp sadece Ubudiyet sırrının mütecelli olacağı bir keyfiyeti taşımıyor diyoruz melekler Öyle değil mi şeffaf varlıklar ve onlar sadece kulluk sırrının tecelli ettiği bir keyfiyet taşıyorlar ama Biz öyle değiliz aynı zamanda Bizde ne var şehvet var aynı zamanda bizde gızlan galiz olan şeyler ağır olan Çirkin olan şeyler var behimiyet var bizde yani bizde aşağı olan bizi aşağıya doğru çeken bir Mahiyet var bizde camidi ve nebatiye var bizde ölü olan nebati olan hususlar var Ve bunları aynı mahiyette bulunduruyoruz Meleklerle farkımız bu Biz biz Eee bu Evrim nazariyesi insana bir hayvaniye yüklüyor ya Oysa öyle değil İnsan bütün alemlerin mecmuu ne yapıyoruz bakın bizde şehvet var gılet var behimiyet var camidi et var nebatiye var Bütün bu hususları kendi içimizde barındırıyor bazen bunların diyor Hoca Efendi Hepsi kendi hükümlerini icra ediyorlar üzerimizde Yani şöyle okuyabilirsiniz meseleyi işte anne karnında Eee teşekkül eden bir zigottan başlatıyorsun Ondan sonra size ruh ü leniyor dünyaya insan olarak geliyorsunuz insanı Kamil yolculuğu yapıyorsunuz Bu bir okuma biçimi ama insan da daha fazlası var Bazen bu nebati cemaati hayvani yönlerin hepsini bir günün içerisinde yaşadığınız oluyor Bunların hepsi kendi hükümlerini sizin üzerinizde icra ediyorlar insan kendisini bazen diyor Hoca Efendi odun gibi hisseder bakın cümle bu insan kendisini bazen diyor Hoca Efendi odun gibi hisseder yani camit hisseder kendini Mevlana Celaleddin Rumi Hazretlerinin Bu sözü Aslında insanın bu toplayıcı varlık olduğuna işaret ediyor insan bazen 24 saat içinde çizdiği tavsiyelerde bu makamlara uğrar ve Bu hususların da onun Ruhunda hükmünü icra ettiğine şahit olur olursunuz değil mi nebatiye nasıl bir şeydir değerli dostlar neb hareketsizdir değil mi nebatiye hissiz ve hareketsiz ne diyoruz bakın Bazı insanlar için nebati Hayat diyoruz değil mi Bitkisel hayata girdi diyoruz Bitkisel hayata girdi diyorsunuz Neyi kastediyorsunuz hala onda bir hayatiyet eseri var kalbi atıyor doğru ama ne var ne yok onda His yok ve hareket yok His yok ve hareket yok E bu nebati bir hayat mertebesi e hayvani Hayat mertebesine bakın behimi yani yemek içmek kuvve-i şeheviye uyumak bunlar var ama yine ne yok ne yok onda insani mertebe yok yani kalbin ve ruhun dereceyi hayatı yok kalbin ve ruhun dereceyi hayatında olmayan bir insan e hayvaniye mertebesinde kalıyor yok mu insanın mahiyetinde bu yok mu Hep insan insan olarak yaratıldık diye hep kalbin ve ruhun dereceyi hayatında mıyız hepimiz o mertebede miyiz o mertebe bir insanı Kamil mertebesi Oysa biz ne yapıyoruz ne dedi Bediüzzaman Hazretleri camidi nebatiye hayvaniye insaniyet ama insan-ı Kamil onun ufkunda yolculuk ediyoruz bazen bir günün içerisinde bu mertebelerin hepsine 24 saatin içerisinde uğruyoruz diyor Hoca Efendi ve Ne yapıyorsunuz bunların ruhunuzda icra ettiği hükümlere şahit oluyorsunuz bazen hissiz ve hareketsiz kalıyorsunuz bazen insan hissiz ve hareketsizliğin yanında hisli hareketli oluyor ama o hareketleri ve hisleri behimi Yani aşağı hisler oluyor Onu hayvaniye doğru iten hisler oluyor kuvve-i şeheviye yemekten içmekten uyumaktan ibaret bir Mahiyet arz edebiliyor insan bu da insanın bir veçhesi ama bazen oluyor ki ki insan kalbin ve ruhun derece-i hayatına yükselebiliyor işte diyor ki Hoca Efendi de bundan yola çıkarak Siz diyor Bir günün içerisinde bunların bu menzillerin hepsine uğradığınız zamanlar olur şahit olursunuz hayatın bir köşesinde nebatiye bir bekçi gibi beklediğini görürsünüz hayat o yönüyle tamamıyla o tur bitkidir Hani insanlar hislerini öldürüyorlar ya hisleri öldürdünüz E bir de hareketsiz kaldığınızda ot ve bitki gibi oluyorsunuz Bir de düşünün hoca efendi bazen odun gibi olur diyor ya Yani bir de cemadi mertebesi de var bu kadar yeryüzündeki bu kadar kötülük bu kadar Efendim zulüm bu kadar karanlık Bütün bunların Karşısındaki o duruş var ya o hissiz duruş tam bir odun duruş o hissiz sahipsiz Kimliksiz duruş sonra ayrı bir yöne yöneldiğinde orada da insan hayvaniye kendisini her silahıyla beklediğini görüyor silahlanmış vaziyette bir hayvaniye görüyor başka bir yöne yöneldiğinde o yer tamamen hayvaniye hükmettiği bir sahadır o sahanın içerisine girdiğinde sadece ve sadece behimiyet hükmünü görür şimdi bakın zikrimiz neydi la havle ve la kuvvete illa billah zikriye temiz toplayıcı Mahiyet Ya öyleyse bir halden bir hale bir tavırdan bir tavıra neyle geçiyoruz hep la havle ve la kuvvete illa billah la geçiyoruz hissiz kaldık la havle ve la kuvvete illa billah la hisse geçiyoruz hareketsiz kaldık la havle ve la kuvvete illa billah la harekete geçiyoruz behimi arzuların içerisine düşeceğiz la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azimle ne yapıyoruz insaniyet mertebesine doğru yolculuk ediyoruz halden hale Yani bir halden bir hale bir tavırdan bir tavıra hep la havle ve la kuvvete illa billah la geçiyoruz Bir sahadan başka bir sahaya bir halden başka bir hale hayvaniye hükmettiği sağa nebatiye in hükmettiği sağa hepsi tuzak kurmuş bekliyorlar Bir Köşede hepsi bizim mahiyeti bir yanı ve bizi kendi içlerine doğru çekme ihtimalleri daima var Şöyle devam ediyor hoca efendi diyor ki insanlık mertebesi var bir tarafta da insaniyet bulur bazen insan kendini vicdanıyla bir takım hakikatlere Vakıf olur duygularıyla diri olur kalbiyle insan insan olur ve insaniyet mertebesinde ise insan Esma ve sıfat daireleri yine Yelken açar bu defa da kendisini unutacak bir seviyeye yükselir Allah'a sen sen der işte o da insanı Kamil mertebesi olur o tavra yükselmek de la havle ve la kuvvete illa billah la ileriye atılır insan ve kemiyet keyfiyetsiz Rabbini bilir ve ona ma arafnake hakka marifeti ya Maruf der işte insanın halden hale geçişlerine bakıyor musunuz işte Bu da insanı Kamil mertebesidir binaen aleyh haz Mevlana bu meseleyi anlatırken bir insanın belki haftada bir Belki her gün uğradığı menzilleri anlatmıştır yani birilerinin zannettiği gibi insanın Efendim hayvandan geldiğine ilişkin bir şey söylemiyor Hazreti Mevlana evrimden geçtiğini söylemiyor ne diyor Hazreti Mevlana belki haftada bir insan Belki bir günün içerisinde bu mertebelere uğruyor uğrama ihtimali var ve bu mertebeler insan mahiyetinin bir hakikati İşte insan alayi iliğinden esfeli safiline sırlı manaları nefsinde topluyor neydi insan toplayıcı varlık insan Ala iliğinden esfeli safiline kadar sırlı manaları nefsinde topluyor meleki etti aksettiren bütün alemlerin en vuci numunesi bütün hakikatleri nefsinde toplayan bir kitab-ı matvi Yani dürülmüş bir kitap İnsan dürülmüş bir kitap çekirdek bir mahiyeti var ne diyoruz ona kitab-ı matvi mahiyetindedir Öyleyse böyle bir kitaptan sadır olacak ibadetin keyfiyeti de başka olacaktır Hoca Efendi bunu ibadete bağladı şimdi böyle toplayıcı bir varlısan ondan ortaya çıkacak ibadetin keyfiyeti de başka olacaktır ne olacak insan namaz kılarken şeytanın ağzına yumruk sallayacak öyle anları olacak İnsanın bazen nefsi emmareye baş sallayacak bazen omuz silke ÇK bazen Kur'an'da ses yükseltmek suretiyle şeytanı kaçırmaya çalışacak bazen da Rabb'in huzurunda olmanın haşreyle sesini alçalt acak Bütün bunlar namaz kılarken üzerimizde hükmünü sürdüren meleki et mertebesinin dışında ne kadar mertebe varsa bir bakımda onların hükmünü kabul etmemenin ifadesidir namaz kılarken ne yapıyoruz biz diğer bütün hükümleri üzerimizde nebatatın hükmü hayvaniye in hükmü cemadi etin hükmü hepsini reddedip meleki et mertebesinde kalmaya çalışıyoruz bundan da anlaşılmaktadır ki beşerin hayatı serdan süreyya'ya kadar renklilik içerisinde kavisler çizerek cereyan ediyor insanın hayatı böyle işte renklilik içerisinde seradan süreyyaya kadar kavisler çiziyorsunuz ama o kavisleri çizerken halden hale ancak neyle geçebiliyorsunuz la havle ve la kuvvete illa billah zikriyle ancak halden hale bu zikirle geçebiliyorsunuz kendinizi hissiz hissettiniz la havle ve la kuvvete illa billah duygularınız la havle ve kuvvete illa billah behimi arzularınız galeyana geldi la havle ve la kuvvete illa billah Kalbe kalbin mertebesine çıkamıyorsunuz la havle ve la kuvvete illa billah sen sen demenin lezzetini duyamıyorsan Cenabı haka la havle ve la kuvvete illa billah işte la havlenin hükmü böyle bir hüküm Ne muhteşem Öyle değil mi Melek bir kere pervaz eder yükseliyor Ancak insan her köşe başında bizi bek yen şeytan veya nefs-i emmar adına bir kısım badireler manialar la karşı karşıya kalıyor onlarla savaşması gerekiyor insanın ve hedefi ne öyle yürüyor Melek pervaz ediyor çıkıyor Sema tabakasına sen her köşede şeytan ve nefsi envarı ile mücadele ederek yürüyorsun iç murakabesi çerçevesinde kendini kontrol ede ede Rabb'in huzurunda duruyor insan şöyle söyleyelim diye bitiriyor Hoca Efendi Eee insan namazdayken özellikle namaz üzerinden anlatıyor meseleyi Eee insan namazdayken insaniyet mertebesinde kalmaya çalışmalı meleki et mertebesinde durmaya çalışmalı Bunun için de diğer Mahiye Temizdim Evet Evet değerli dostlar biz metnimiz geri dönelim metnimiz geri dönelim tekrar hoca efendiye vaktimiz kalırsa bakacağız Ama şunları okuyalım istiyorum çok önemli metinler seçtim çok güzel metinler seçtim sizin için Bediüzzaman Hazretleri değerli dostlarım lemalarda 29 lemada burada zikrettiği mertebeleri açıyor yani hangi mertebeleri zikretti bunları bir kere daha hatır alım Adem'den çıkıyoruz vücuda Adem yokluk demek vücut varlık Eee malumunuz bunu gün içerisinde de yaşıyoruz ademe doğru yuvarlanırken kendimizi vücut mertebelerinde yükseltmeye çalışıyoruz vücudun meratib vücut vücudun dereceleri var Adem yokluk demek tahripten kendimizi kurtarıp tamir mertebesine bir şeyleri tahrip ediyorsak la havle ve la kuvvete illa billahil aliyil azim diyerek Biz tahripten tamire doğru tahripten kendimizi kurtarabilmek için la havle tamir mertebesine yükselebilmek için ve la kuvvete dalaletten kendimizi kurtarabilmek için la havle hidayete erebilmek için ve la kuvvete bunlar hep Adem ve vücut mertebeleri sonra zevale gitmeyip bekada kalmak için la havle ve la kuvvete illa billah diyorduk sonra mazarratı def menfaati celb için mazarratı def için menfaati celb için yani bize hücum etmiş olan zararları def edebilmek için ama bütün menfaatleri kendimize Allah'ın razı olduğu menfaatleri celb edebilmek için yine la havle ve la kuvvete bakın birisi dev birisi celp sonra musibetlerden uzak kalmak için ve matlubumuz Nail olabilmek için la havle ve la kuvvete sonra günahlara düşmemek için ibadete devam etmek için bakın bir şe bir şey yok hayatımızda iki şey var iki şey var günahlara düşmemek ibadete devam etmek azaba maruz kalmamak nimete Mazar olmak birisi menfi birisi müspet birisi Acz birisi fakr birisi la havle ötekisi veela kuvvete birisi hasbünallah ötekisi ve nimel vekil hep bu ikili Yapı içerisinde kalıyoruz ve Buna ihtiyacımız var bizim işte Üstat Bunu lemalarda daha fazla açıyor değerli dostlar lamalara bakalım beraberce önce şuna Nazar edelim Bu hasbünallahu İmel vekille L havle arasındaki ilişkiyi lemalarda izah ediyor ve birinci Haşiye izah ediyor Ben onu izah ettiğim için tekrar okumayacağım size sadece Eee oraya bakabilirsiniz diyeceğim der Dostlar 29 Lama 6 babayız 29 lem 6 bab la havle ve la kuvvete illa billahil aliyil azimin sırlarını mertebe mertebe bap bap açıyor Bediüzzaman Hazretleri burada işte burada Eee hasbinallahu ve nimel vekil zikriyle la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim zikrinin birbirine nasıl baktığını ve bu iki zikrin bizim arz ve fakr yolumuza nasıl bak Haşiye izah ediyor Haşiye size bırakıyorum Ben e değerli dostlar metinden Size bazı bölümler okumak istiyorum Çok tatlı bölümler okumak istiyorum size metnin içerisinden Evet uzun bir bahis Burası hepsini siz okursunuz şöyle şuradan başlayalım Evet Evet ilahi fakrım fakirliğim sınırsız ihtiyacım sonsuzdur ihtiyaçlarım isteklerim ve vazifelerimiz hesaba gelmez Şimdi aslında la havle ve la kuvvete Zikri illa billah zikri insanın kendini çok iyi okumasının Zikri sürekli halden hale giriyoruz ya Kendimizi çok iyi okuyabilmem gerekiyor Yani Üstat burada 7i mertebe zikretti ama biz sürekli halden hale giren varlıklarız Hoca Efendi dedi ya renklilik içerisinde geçiyor hayatımız neyiz biz ihtiyacımız sonsuz ama ihtiyaçlarım isteklerim vazifelerimiz onlara karşı koyacak kudretim ve kuvvetim yok şey bu işte Yani insanın durumu bu insanın paradigması bu insanın çelişkisi bu ihtiyaçlarım sonsuz ihtiyaçlarım isteklerim ve vazifelerimiz onlara karşı koyacak kudret ve onları gerçekleştirecek kuvvet ancak senin kudret ve kuvvetinden bunları okuyorum ama şunu belirtmeyi ihmal ettim üstadın bu bahsi Arabi olarak neşrettiği belirtmek ihmal ettim tercümesinde okuyorum O yüzden hani dil size biraz böyle üstadın dilinden uzak görünebilir biraz daha kekremsi görünebilir bu tercüme dili bunu göz ardı etmeden okuyalım 29 Lama 6 bab Eee Üstat Arabi olarak neşretmek Arabi olarak gelmiş ne Enteresan değil mi Bazen Kalbe e Türkçe geliyor bazen Arabi olarak geliyor üstadın kalbine burası da Arabi olarak gelmiş ve Üstadımız bize e Arabi olarak neşrettiği için biz de onu tercümesinde okuyoruz şöyle diyor devam ediyorum onlara karşı koyacak kudret ve onları gerçekleştirecek kuvvet ancak senin kudret ve kuvvetinde şimdi iki şey var Bir ihtiyaçlarım Bu ihtiyaçlarım karşı koymak İkincisi de o ihtiyaçları gerçekleştirmek ihtiyaçlara karşı koymak ne demek ihtiyaçlarım beni dilen haline getirmesine izin vermemek Demek muhtaçlık varımın beni dilenci haline getirmesine izin vermemek la havle İhtiyaçlarımı sonsuz bir rahmet kaynağından karşılamak vea kuvvete Üstat diyor ki bakın senin kudret ve kuvvetinde ancak İhtiyaçlarımı karşılayabileceği kaynak Ey hiçbir varlığa ve hiçbir şeye muhtaç olmayan Servet ve zenginliğinin sınırı bulunmayan Gani Ey bütün canlıları çeşit duygularla donatıp sayısız rahmet meyvelerini ve nimetlerini önlerine Seren iyili bol Kerim bu Esmaları çoğaltıyor Üstat ben la havle ve la kuvvete illa billah bağlamını sadece nakledin yoluma ilahi kendini kudret ve kuvvetimden kendi kudret ve kuvvetimden vazgeçip kendi kudret ve kuvvetimden vazgeçip Bu hangi fiildir bizim için teberri fiili kendi kudretim kendi kuvvetimden vazgeçip senin kudret ve kuvvetine sığındım beni kendi kudret ve kuvvetim terk etme ey her bir varlığa Yaradılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri veren onları terbiye edip idare eden Rabb bakın Ne diyoruz Rabbimize ben kendi kudret ve kuvvetimden Vazgeçtim teberri ettim fiilim bu senin kudret ve kuvvetine sığ beni kendi kudret ve kuvve terk etme Neden beni kudret ve kuvvetim terk etme Çünkü sen her bir varlığa Yaradılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri verensin onları terbiye edip idare edensin ve onlar senin hakimiyetin altında bulunur ilahi sevk edilmekte olduğum geleceğe Ondaki korkulara karşı noktası olacak Kudret bağlantılı olduğum geçmişe ve lezzetlerine karşı kuvvet ancak senin kudret ve kuvvetinden Ezeli ve ebedi şimdi bakın Üstat mertebeler anlatıyor ya Ne dedi Üstadımız bize Mesnevi nuriyede e Bu duada bu Mukaddes cümlede mutlak bırakılmış ne için kudret istiyoruz ne için kuvvet istiyoruz Üstat açıyor ne diyor bakın gelece var bir de geçmişimiz var Bir geleceğin bizim Üzerimizdeki etkisi var bir de geçmişin bizim Üzerimizdeki etkisi var Üstat ne diyordu geleceğin kaygıları endişeleri geçmişin de elemleri var üzerimizde bugün bugünden ibaret değil ki bir geçmişimiz bir de geleceğimiz var Üstat ne yaptı bakın geçmiş ve geleceği havl ve kuvvet bağlamında onların bizim Üzerimizdeki tesirinden bizi kurtarm için o Mukaddes cümlenin havl ve kuvvet bağlamları önümüze koydu ne diyoruz sevk edilmekte olduğum bir gelecek var ve o geleceğin kaygıları var üzerimde endişeleri var Onun için Neye ihtiyacım var bakın endişeler havle ihtiyacım var ve geçmişe bağlıyım aynı zamanda geçmişin lezzetlerine karşı da kuvvet ancak senin kudret ve kuvvetinde Ey başlangıcı ve sonu olmayan Ezal ve ebet sahibi ilahi korktuğum ve kurtulamadığım zevale yani yok olmaya karşı bunu bu bağlamı zikretti Mesnevi nuriyede dayanak noktası olacak kudret ve hayatımdan kaybolup giden ve beni üzüntüye sevk eden şeyleri bana tekrar verecek kuvvet ancak senin kudret ve kuvvetinde Üstat ne var hayatımızda bir korktuğumuz ve kurtulamadığımız zeval yani Yok oluş endişesi var Ve bunun için bir dayanak noktasına ihtiyacımız var her nefes aldığımız her nefes Bizi ölüme doğru sürüklüyor o embriyolojik süreç başladığı andan itibaren Biz Ölüme Doğru yolculuk ediyoruz neye ihtiyacımız var bu zevale doğru sürükleniş Karşısında bir kuvvete sonra hayatımızdan kaybolup giden ve bizi üzüntüye sevk eden şeyler var Onların karşısında da Allah'ın kuvvetine ihtiyacımız var ey varlığı sürekli sermedi e bütün isimleri ve sıfatları zatı ebediyyen var olan yok olması asla mümkün olmayan Baki devam ediyor Üstat bakın ilahi hiçlik karanlığından beni kurtaracak kudret ve varlık nuruna çıkaracak kuvvet ancak senin kudret ve çıkm varlık nuruna erişmek Ey her şeyi icat eden mucit Ey her an her yerde var olan ve varlığı Ezeli ve ebedi olan mevcut Ey varlığının başlangıcı olmayan ve ezelden beri var olan Kadim sonra devam ediyor bakın ilahi hayatla beraber gelen zararlardan beni kurtaracak kudret ve hayatın ayrılmaz bir parçası olan sevinci getirecek kuvvet ancak senin kudret ve kuvvetinden olan tehditler var hepsinden beni kurtaracak olan havl sonra hayatın bir parçası sürür Sevinçler onları bana getirecek olan kuvvet senin kuvvetinde kuvvet biri dev biri CP Ey bütün varlıkları gayet intizam ve nizam iç isinde idare eden ve hayatlarını devam ettirebilmeleri için her varlığın her türlü tedbirini alan müdebbir Ey her şeyi hikmetle gören hakim ne oluyor biz hangi mertebede bu Zikri la havle ve la kuvvete illa billah zikrini söylüyorsa hangi mertebede o mertebe farklı Esma ilahiy elere bakıyor Üstat onları da zikrediyor mertebelerin isimlerini ilahi şu ur sahiplerine hücum eden elemler Beni koruyacak Kudret his sahiplerinin istedikleri olan lezzetlere beni eriştik olan kuvvet ancak senin kudret ve kuvvetinde terbiye eden ihtiyaçlarını veren mürebbi Ey bütün canlıları çeşitli duygularla donatıp da sayısız rahmet meyvelerini ve nimetlerini önlerine Seren Kerim ilahi devam diyor bakın akıl sahiplerinin maruz kaldığı kötülüklerden onları koruyacak olan kudret ve Himmet sendendir senin kudret ve kuvvetinde bilmek faal olarak aklımızı koruyabilmek aklımıza yönelmiş olan tehditler hafızamıza yönelmiş olan tehditler yok mu düşüncelerimize yönelmiş olan tehditler onlardan Beni koruyacak olan kudret ve Kainattaki bütün iyilik güzellik ve ikramlara aklımı açacak olan kuvvet sendendir ilahi isyancıların başlarına gelen nikmet lere yani cezalara karşı Beni koruyacak olan kudret ve sana itaat edenlere erişecek olan kuvvet yine sendendir Ey İhsan eden münim ilahi hüzünlere karşı benim dayanak noktam sensin sevinçleri de senden istiyorum kudret ve kuvvet havl ve kuvvet ilahi hüzünlere karşı dayanak noktası ancak senin kudretin feraha eriştik kuvvet ancak senin kuvvetinden de sensin ağlatan da sensin Ey sıfatlarının ve isimlerinin tecellisini güzelliğin sonsuz mertebeleri bul buan ve Kainattaki bütün güzelliklerin kaynağı olan Cemil Ey sonsuz Haşmet ve yüceliğine layık sıfatları olan haşmeti varlıklar üzerinde gösteren Celil Öyleyse Biz bir güzellik mertebesinden başka bir güzellik mertebesine yine la havle ve la kuvvete illa billahil alil azimle yolculuk ediyoruz Eğer bir çirkinliğin içerisine Düştüysek O çirkinlikten güzelliğe la havle ve la kuvvete illa billah la geçiyor ilahi hastalıklara karşı dayanak noktası senin kudretin afiyet veren kuvvet de senin kuvvetinden havlin afiyet veren kuvvet de senin kuvvetinde İhsan eden Şafi Ey maddi ve manevi dertleri giderip afiyet ve sağlık veren muafi ilahi elemlere karşı dayanak noktası senin kudretin emeller için kavuşma vesilesi de ancak senin kuvvetinden var değil mi kavuşmak istediğiniz hedefleriniz var Onlara karşı dayanak noktası sizin Allah'ın kuvveti ama elemler de var yolunuzun üzerinde engeller de var o engellere karşı dayanak noktası da Allah'ın Havli Acz ve fark biri sığınma biri menfaat Tic nasıl gidiyor görüyor musunuz böyle devam edip gidiyor Üstat 20 mertebe 20 mertebe de şerh ediyor Zikri ilahi karanlıklara karşı dayanak noktası senin kudretin havlin nuru İhsan eden ise ancak senin kuvvetinden aydınlatan Nur Ey varlıkları Yaradılış gayesine sevk eden ve dilediğine doğru yolu gösteren Hadi hadi işte hidayetin Nuru ilahi şerden Kurtuluş senin havlin lir şerlerden ve hayırlara kavuşmak senin kuvvetin leir Ey her şeye gücü yeten Kadir Ey kullarını her haliyle gören Basir Ey mahlukatın bütün ihtiyaçlarından haberdar olan Habir görüyor musunuz Nasıl Acz ve fakr la havle ve la kuvvete illa b zikrin içerisinde ilahi Senin koruman başka günahlardan Beni koruyacak bir kudret ve senin muvaffakiyeti inden başka itaat etmeye senin muvaffakiyeti inden başka itaat etmeye muvaffak edecek bir kuvvet yoktur Ey isteklere ulaşmada beni muvaffak edecek muvaffak Ey kendisinden yardım bekleyen muhtaçlara yardım eden muin ilahi hem cinsim olan insan nevi ile pek şiddetle alakır mı Halbuki Her nefis ölümü tadıcıdır ayeti beni tehdit ediyor ve nevim le Ve cismim le alakalı bütün emellerimi söndürüyor insanlığın ölümü bana insanlığın ölümü şu aciz Mahiye Time çok ağır geliyor Bu ölüm bu bu feryat Doğan insanların ölümünün feryadın Doğan Elen verici üzüntülere karşı benim dayanak noktam ancak senin kuvvetinden havl indir ve yok olup gidenlerin kalp ve Ruhumda açtığı boşlukları ancak senin vereceğin teselliyle doldurabilirim senin kuvvetinde yakınlarımızın vefatı la havle ve la kuvvete Çünkü her şeye kafi olan hiçbir şey Onun yerini tutmayan ancak sensin bu böyle devam edip gidiyor değerli dostlar havl ve kuvvet manaları Kalbe gelmiş Üstat Aça Aça devam ediyor ama benim size okumak istediğim Bir bölüm daha var şurası çok tatlı bir bölüm bu Üstat diyor ki ilahi zaman denilen ve Hızla Akan büyük bir selden benim Nasibim çabuk akıp giden bir andan ibarettir Mekandan Nasibim ise ancak kabir kadardır şimdi Acz imizi İlan ediyoruz ya önce farkındasınız la havle ve la kuvvete diyebilmek için önce aczimi ilan edip Allah'tan havl istiyoruz fakrım ilan edip Allah'tan kuvvet istiyoruz yaptığımız şey bu değil mi hep erzim ilan edip havl fakrım ilan edip kuvvet istiyoruz Cenabı Hak'tan Üstat diyor ki ilahi zaman denilen ve hızla akıp giden büyük bir selden benim Nasibim bir andan ibarettir e mekan denilen şeyden benim Nasibim bir kabir kadardır bununla beraber Sair bütün mahluklar la zamanlarla mekanlarla benim alakam var işte insanın aczi ve fakrın ne güzel bir ilan ama alakam var hepsiyle benim Nasibim bu kadar işte denilen şeyle benim Nasibim bir kabir kadar zaman denilen şeyle benim Nasibim bir an kadar ömrümün anı kadar ama bununla beraber bütün zamanlarla alakadar bununla beraber bütün mekanlarla alakadar İşte o alakalar beni ulaştıracak kudret ve bütün o zaman ve mekanlarda mekanlara beni kavuşturacak kuvvet ancak senin kuvvet ve kuvvetinde olduğu için anlam yerine tam oturmuyor olabilir zihninizde şöyle düşünün O beni Eee kendi aczim sıyıracak olan dayanak noktayı istinat sensin zaman denilen bu Hızla Akan selden benim ömrümü çekip çıkaracak olan sensin mekan denilen bir ve bir kabir kadar olan benim varlığımdan bana sonsuz mekanları lütf edecek olan senin kudret ve kuvvetinden kaydedip de muhasebesini bir anda Gören ve onların her türlü ihtiyaçlarını görüp gözeten sonsuz rahmetiyle benim her şeyime yeten Rabbim Burada da kafi Esma ilahiyi vafi Esma ilahiyi Bir de hasibi Esma ilahiy esine iltica ediyor Üstat Hasib Esma ilahiyi Hasip de şöyle kendisine tevekkül edenlerin her türlü ihtiyacına yetişen her şeyi hesap eden kendisine tevekkül edenlerin her türlü ihtiyacına yetişen ilahi aczim sonsuz zayıflığım sınırsızdır bana elem veren düşman ve beni korkudan tehdit eden belalar ve belalar ve afetler sayısız dır bu Sizsiniz Öyle değil mi insan bu aczim sonsuz zayıflığım sınırsızdır bana Elen veren Düşmanlarım bana elem veren Düşmanlarım ve Beni korkutan tehdit eden belalar afetler sayısız dır onların hücumlarına karşı dayanak noktam kim Allah'ın Havli onları def edecek olan Cenabı Hakk'ın Havli senin kudretinde olan Ey sınırsız kuvvet sahibi Kavi Ey her şeyi sonsuz kudreti altında tutan Kadir Ey sonsuz yüceliği ile beraber her şeye her şeyden daha yakın olan karip bir de onları Cenabı Hak def etmek kalmıyor bütün o düşmanları sonsuz yüceliği le Bana kendi yakınlığını hissettiriyor kuvvet Ey bütün varlıkların hallerini her an görüp gözetleyen ve bütün hal ve hareketlerini kaydeden rakip Ey bütün varlıklara lazım olan her şeyi noksansız ve vakti vaktinde yetiştiren kefil Ey kendisine tevekkül edenlere başarı İhsan eden isteklerine cevap veren ve bütün dertlerini gideren vekil Ey bütün varlıkların hallerinden hareketlerine kadar her şeylerini kaydedip koruyan ve varlıkların asıllarını nesillerini tohumlarında çekirdeklerinde muhafaza eden ve insanların ve cinlerin bütün amellerini dikkatle kaydedip koruyan ve bütün varlıkların her türlü kötülük ve tehlikelere karşı muhafaza eden Hafiz Ey isimlerin sonsuz hazinelerin sahibi olan sonsuz hazineleri her şeyin ihtiyacına her zaman mükemmel şekilde cevap veren kafi Ne yaptınız bakın Bütün esmayı la havle ve la kuvvete bağlamında sayıp döktünüz Çünkü ne dedi Üstat şöyle dedi Siz zerre mertebesinden insan-ı Kamil mertebesine varıncaya kadar hal hale tavırdan tavıra geçerken hep bu zikirle geçiyorsunuz onun havliyle ve onun kuvvetiyle geçiyorsunuz dedi bedüzzaman Hazretleri size Öyleyse değerli dostlar üstadın bu mertebelerde Arabi olarak anlattığı bütün haller bütün tavırlar Sizin için geçerli Ama önce Neyi kavramak gerekiyor aciniz ve fakrın Acz ve fakr yani Bizi tehdit eden ne varsa yol kesiciler ne dedi hoca efendi insan çok renkli çok renkli melek gibi bir anda pervaz edip semaya yükselmiyorsa yanlarınızı göz önünde bulundurun o hayvani yanlarınızı görmezden gelmeyin şeytanın nefsin her köşede kurduğu tuzakları göz ardı ederseniz insanın realitesini kaybetmiş unutmuş olursunuz ilahi fakri sınır ihtiyacım sonsuzdur ihtiyaçlarım isteklerim ve vazifelerimiz düşünün arziman bir tanesi bunu söylemişti bana Emine abla benim Omuzlarım çok zayıf bu kadar yükü nasıl taşıyayım demişti Çocuklardan bir tanesi bana Emine abla ben çok zayıfım başka birisi de şöyle demişti Emine abla ben küçücük bir kızım bu kadar Bela bu kadar musibet insanın üzerine Boca edilir mi demişti Türkiye'deki hadiseler yüzünden Emine abla ben küçücük bir kızım bu kadar belayı nasıl taşıyayım demişti böyle düşünebilirsiniz ama ne var bakın Allah'ın size verdiği bir silah var la havle ve la kuvvete illa billah küçücük olabilirsiniz yaşınız çok genç olabilir Çok tecres siz olabilirsiniz çok aciz Çok fakir olabilirsiniz hasta olabilirsiniz sakat olabilirsiniz Efendim Depresyonda olabilirsiniz insanın her türlü hali var Her türlü hali insanın ama bir halden başka bir hale geçmek istiyorsanız dayanmak tutunmak zorundasınız la havle ve la kuvvete fakri sınırsız ihtiyacım sonsuz ihtiyaçlarım isteklerim vazifelerimiz o kadar Acizim o kadar fakirim yüküm çok ağır ama Üstat diyor ya İhlas risalesinde Bizler gayet az ve zayıf olmamıza rağmen diyor üstat bu Mukaddes yük ihsan-ı ilahiye tarafından omuzlarımıza konulmuş emri bil maruf nehi anil münker yükü senin kudret ve kuvveti taşıt acak olan o birisine vazife tevdi etmek istiyorsunuz Emine abla ben bunu yapamam işte zamanım yetmiyor meşguliyetin çok Emine abla kendimi yetersiz hissediyorum diyor Oysa öyle dememesi gerekiyor zamanı yetersizse zamansızlık karşısında la havle diyecek ve zamanına Bereket isteme noktasında ve la kuvvete illa billah diyecek Eğer bir insan kendini yetersiz görüyorsa la havle diyecek ve Cenabı Hakk'ın ni Siz ihsanını kendine celb edebilmek için de ve la kuvvete illa billah diyecek alacak eline tesbihi bunu çekecek la havle ve la kuvvete illa billah yetersizliklerimiz cahillikler imiz başarısızlıklarım Efendim meşguliyetler imiz ne varsa bir halden başka boşuna bu mübarek duada Bu mübarek cümlenin içerisinde la havle ve la kuvvete mutlak bırakılmamış boşu eğer Allah bize bir bağlamda la havle ve la kuvvete söyleseydi yani Adem'den vücuda çıkaran bir la havle ve la kuvvete olsaydı hastalıktan sağlığa çıkaran bir la havle ve la kuvvete illa billah olsaydı o zaman sınırlandırılmış olurdu ama sınırlandırılmış bu mübarek kelimede Bu mübarek cümlede kudret ve kuvvetimden ilahi teberri ediyorum Hoca Efendi o kadar çok özellikle kalbin Zümrüt tepelerinde o kadar çok kavramın içerisinde kudret ve kuvvetimiz teberri etmeyi zikrediyor ki irade mürit Murat makalesini hatırlayın kendi kudret ve havl ve kuvvetimiz teberri irade mürit Murat Ondan sonra mesela Fenafillah hatırlayın vuslatı hatırlayın tevekkülü hatırlayın hepsinden çok tevekkül teslim sikı hatırlayın metnin içerisinde de geçiyor Hatta la havle ve kuvvete illa billah sabrı hatırlayın la havle ve la kuvvete illa billah o kadar çok şu kalbin kavramları içerisinde var ki la havle ve la kuvvete illa billah ne kastediyoruz Allah'ım kendi havl imden kuvvetimden teberri ediyor ve senin havl ve kuvvetine iltica ediyorum bu zannediyoruz ki birisi bize bir vazife verecek hizmet vazifesi zannediyoruz ki kendi havl kendi kuvvetimiz yapıyoruz onu Hayır yapacağımız şey benim buna gücüm yetmez benim zamanım yetmez benim ilmim yetmez demek değil la havle ve la kuvvete illa billah hazinelerine iltica etmek Onun için hocaefendiden birkaç Metin daha okuyalım Müsaade ederseniz değerli dostlarım Evet şu Hoca Efendi şöyle diyor hemen her gün söylüyorum diyor Hoca Efendi her fırsatta söylüyorum bir kere daha tekrar edeceğim diyor Hoca Efendi bakalım hocamız bize her gün ve her fırsatta ne söylüyormuş insan kim olursa olsun yapılan kazanılan başarılan şeyleri katiyyen kendisine mal etmemeli insan kim olursa olsun yapılan kazanılan başarılan şeyleri katiyyen kendisine mal etmemeli bu apaçık bir şirktir insan bunları kendisine mal etmekle aslında Hem kendisine hem de yapılan kazanılan şeyleri esas kuvvetinden ve o kuvvetin kaynağından koparmış olur çok etkileyici çok özel bir Bağlam kuruyor Hoca Efendi burada Eğer siz Kendinizden bilirseniz la havle ve la kuvvete illa billah bağlamından koparmış oluyorsunuz ya yaptığınız işi kuvvet kaynağından kopan o şeyler bu defa kendi kuvvet zeminine dik ir Ne yapıyorsunuz Allah'tan kopardınız Allah'ın havl inden ve kuvvetinden kopardınız kendi havl ve kuvvet zeminin ie diktiniz yapılan işleri o zeminin kuvve-i imba iyesi onları büyütmeye kafi değildir diyor Hoca Efendi Yani kendi havl ve kuvvetiniz kuvve-i imba diyesi sümbüllendi kuvveti o yapılan işleri büyütmeye yetmez Onlar ancak havle ve la kuvvete illa billah kuvve-i imba tiyes Dee boy atar ve gelişir bakın kendinizi yeterli bulup da o işe başladıysanız Her şeyden önce problem Orada başlıyor problem Orada başlıyor Kendinizden biliyorsanız problem oradan Orada başlıyor koparıyorsun kendi kuvve-i imba tiyes inden la havle ve la kuvvete illa billah sümbüllendi havl ve kuvvetiniz zeminine dikiyorsun ama sizin havl ve kuvvet zeminin yapılan işleri sümbüllendi yetmez onların la havle ve la kuvvete illa billah kuvve-i imba iyesinden ancak boy atıp geliştiğini asla unutmamak lazım O yüzden Hoca Efendi her gün ve her fırsatta söylüyorum diyor Sizden değil yapılan işler insanların suni yapmacık müdahaleleri ise onları kurutur Onun için katiyen Ben dememeli yaptım dememeli Allah'ın kudretiyle olan şeylere sahip çıkmamalı bu türlü şeyler kazaen aklımıza geldiği zaman hemen istiğfar etmeli Ya Rabbi her fiili yaratan sensin Ben onu Nefsime Nispet ede ede Nispet eder gibi oldum bir bulut gibi kafamdan geçti bununla sana şirk koştum Eğer sen de ona şirk diyorsan ben hakkaten dahi müşrik oldum Eğer sen de ona yani Ben dedim kendime mal ettiğim noktada şirke düştüm Eğer senin katında bu şirk Allah'ım ben geçici de olsa müşrik oldum Sana sığınıyorum Allahumme inni neuz Bike Mine şirk deyip ondan sonra ondan Allah'a sığınmak Allah'ın bilerek şirk koşmuş İsam Ondan Sana sığınıyorum bilmeden yaptıklarımın şerrinden de sana sunuyorum deyip Allah'a ondan iltica edin diyor Hoca Efendi bakın görüyor musunuz pek çok meselede insan aslında Kendini geri çekerken yapamam edemem başaramam derken hav ve kuvveti kendinden zannediyor pek çok meselede de işi başardığında Ben deyip Üzerine alıp yine havl ve kuvveti kendinden zannediyor Oysa havl de kuvvet de Allah'tan şöyle diyor Eee Hoca Efendi başka bir metinde tevekkülü anlatıyor dedik ya tevekkül de doğrudan doğruya kalbin kavramı olarak la havle ve la kuvvete illa billaha bakıyor tevekkül diyor hoca efendi bir başlangıç teslim onun neticesi tefviz diye kavramım var ya bir de o da semeresi meyvesi tevekkül başlangıç teslim onun neticesi tefviz de meyvesi Bu itibarla da tefviz dediğimiz Hani Erzurumlu İbrahim hka Hazretleri'nin tefviz namesi vardı ya değerli dostlar Narında hoş nurunda hoş tevekkül bir başlangıç teslim onun neticesi tefis semeresi Bu itibarla da tefis daha geniş hem de Eee müntehir Erin haline uygun bir yol yani tevekkül yolculuğunda Kemale ermişlerin haline uygun bir yol Çünkü diyor Hoca Efendi on da insanın kendi havl ve kuvvetinden teberri etmesi vardır Ne yapıyorsunuz yani tevekkülden bir semere elde etmek istiyorsanız kendi havl ve kuvvetiniz teberri var Eee havl ve kuvvet Teberi Hoca Efendi başka bir metninde diyor ki Allah'a insan yalvarıyor tazarru ediyor niyazda bulunuyor Aslında bunu yaparken insan Allah'la konuşmuş oluyor gizlice Allah konuşmuş oluyorsunuz aslında diyor Hoca efendi Bu bağlamda doğanın Kendisi de bir la havle ve la kuvvettir Çünkü dua eden bir insan kendi havl ve kuvvetinden teberri etmiş olur kendi güç ve kuvvetinden teberri etme manasına geliyor ki müminin yaptığı böyle bir dua ile adeta kendi güç ve kuvvetimden teberri ettim ya rabbi senin güç ve kuvvetine sığındım demek istiyor kul diyor dua ederken insan bakın tevekkülde de bu var duada da bu var siz dua ederken Allah'ım ben kendi güç ve kuvvetimden teberri ettim Senin güç ve kuvvetine sığındım diye dua ediyor Allah'ım bütün şerlerin şerrinden füccar keyd inden tuzaklarından Sana sığınıyorum demenin yanında bir de ne demiş oluyoruz Allah'ım nefsimin şerrinden de Sana sığınıyorum yaptığını kendinden bilmesinin şerrinden sana sı sığınıyorum kendi havl ve kuvvetiyle iktifa etmesinin şerrinden Sana sığınıyorum böyle bir duada bulunma bu manaları ihtiva ettiği gibi de Allah'ım eğer sen muhafaza buyurmaz San Hiç kimse beni koruyamaz da demiş oluyoruz bu Manayı da ihtiva ediyor Allah'ım sen beni Hıfz etmezsen kimse beni koruyamaz Bu da doğrudan doğruya Allah'ı istemek demek la havle ve la kuvvete illa billah Evet ev Eee şunu da okuyalım da dersi yetama erdir elim değerli dostlar hoca efendi diyor ki Allah resulü sallallahu tealâ aleyhi ve sellem ezan okunurken bizden ezanı tekrar etmemizi istiyor sünnette bu vardır biliyorsunuz ezanın Cümlelerini tekrar ediyoruz ama Eee okuyan okuyan hayalen Sal hayalen Felah derken yani Haydin namaza Haydin kurtuluşa derken o Çağrı bizi çağırıyor ya ezan o Çağrı karşısında sünnette Biz la havle ve la kuvvete illa billah diyoruz Eee hayalen Salah hayalen Salah hepsinde Biz Bu cümlelerde la havle ve la kuvvete illa billah diyoruz hayalen Felah L da aynı şekilde cevap veriyoruz güç ve kuvvet sadece Allah'ındır denilmesi ini Peygamber Efendimiz bize talim ediyor Çünkü diyor Hoca Efendi namazı hakkıyla Eda etmek kurtuluşa ermek de çok zor bir meseledir o yüzden Bunu söylüyoruz Düşünsenize namaza gideceğiz E bir sürü engel var önümüze dikilmiş olan bir sürü Eee nefsin tembellikleri var Bunları aşıp namaza giriyoruz önümüze dikilmiş olan bir sürü lüzumsuz meşguliyet var onları aşıp bazıları lüzumlu ama onları aşıp namaza gidiyoruz şeytanın tuzakları var yolumuzda namaza giderken onları aşıp namaza gidiyoruz hayalen Salah deniliyor Biz la havle ve la kuvvete illa billahil aliyil azim çekiyoruz hoca efendi diyor ki çok zor bir meseledir namaza gitmek bir de namazın içini düşünün şeytanın bize kurduğu bir sürü tuzak var namazın içinde hoca efendi diyor ya işte Şeytana tekme atmak tokat atmak namazın içerisinde onlardan kendi kizi kurtarıp namaz kılmaya çalışıyoruz sonra vela kuvvete namazın içerisinde Huşu istiyoruz hudu istiyoruz bakın fakra bakıyor aczimi Allah'a karşı ilan ettiğimiz gibi fakrım da Allah'a karşı İlan ediyoruz namazın içerisinde Huşu istiyoruz hudu istiyoruz namazla şmak istiyoruz secd deşmek istiyoruz kimden istiyoruz Bunlar bizim ihtiyaçlarımız Allah'ın kuvvetinden istiyoruz la kuvvete illa billah hoca efendi diyor ki Mümin müezzinin namaz ve kurtuluşa çağrısını duyunca la havle ve la kuvvete illa billah demekle Allah'ım şunu demek istiyor Allah'ım senin havl ve kuvvetin olmazsa namaz da hakkıyla Eda edilemez ve tam manasıyla Ben felaha eremem namazı hakkıyla kılmak için felaha ermek için la havle ve la kuvvete illa billah diyoruz Evet usulü din in temeli olan tekbir ve şehadetler de firu da namaz ve kurtuluş gibi esaslarda örülü olan ezan dantel ası Her gün beş defa bize bu hakikati hatırlatıyor O yüzden önemli O Ezanı dinlemek susup dinlemek ve kelimelerine efendimizin dediği gibi mukabelede bulunmak Evet değerli dostlar pek çok metinde Hoca Efendi bunlara Bağlam kuruyor bu zik zikirle Bağlam kuruyor Ama vakit ilerledi biz dua faslına geçelim en son şunu Okuyayım da öyle bitireyim bir iman seyyahı diyor hoca efendi çok önemli bir güç kaynağı keşfetmiştir iman seyyahı olduğu için iman çok önemli bir güç kaynağıdır Evet la havle ve la kuvvete illa billah ile remz edilen ötelere ait bu cephane hazine Öylesine büyük bir kuvvet kaynağıdır ki bu kuvvet kaynağı ve bu ışığı elde eden insanın artık başka güçlere başka kaynaklara ihtiyacı yoktur işte size güç ve kuvvet kaynağı diyor ki Hoca Efendi La havle ve la kuvvete illa billah öyle bir cephane öyle bir hazine öyle önemli bir güç kaynağıdır ki başka kaynakların ihtiyaç olarak hissedilmesi söz konusu değildir Bana diyorlar ibin abla çok güçsüz hissediyorum kendimi Ne oldu la havle ve la kuvvete illa billah Emine abla çok yorgun hissediyorum kendimi Ne oldu ya la havle ve la kuvvete illa billah niye güç toplamıyor güçsüz güç toplayalım yorgunsak dinginlik toplayalım emne abla kendimi çok yıpranmış hissediyorum E niye tamir etmiyoruz kendimizi yıpranmış em abla çok çökkün hissediyorum kendimi Niye tutup kaldırıyoruz kendimizi çökmüşsün var artık başka güç kaynağına ihtiyaç hissetmesi söz konusu değildir o hep onu görür Onu bilir onun maiyetine koşar Hayatını ona yönelik Yaşar Marifet ve itimadın derinliği ölçüsünde de bütün dünyevi güçlere meydan okur onu bir hazinesi var la havle ve la kuvvete illa billah hazinesi var bütün dünyevi güçlere meydan okur ve her şeyin üstesinden gelir ve olumsuz durumlarda bile şevkle Yaşar bedbinlik ve karamsarlığa düşmez bedbinlik her şeyi olumsuz görmek kötü görmek demek bedbin liğe düşmez karamsarlığa düşmez bu hususu risale-i Nur Külliyatı çok güzel anlatıyor diye Hoca Efendi ona havale ediyor diyor ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim zikrini yeryüzü mirasçılarının hazinesi olarak zikrediyor Hoca Efendi yeryüzü mirasçılarının vasıfları onlar hep bu hazineye dayanırlar güç kaynağıdır onlar için Düşünsenize bir şey yapacaksınız enerjiniz bitecek yol yorgunluğuna düşeceksiniz yolun altında kalıp ezileceğin tükeneceksin yorulacaksın Hayır bir hazine var Allah'ın vaadi ne diyor hoca efendi çok güvenmek lazım bu hazineye çok güvenmek çok o hazineye iltica etmek lazım diyelim ve değerli dostlar bugünkü dersimizi Böylece hitama erdir Üstadımız Eee Mesnevi nuriyede bize la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim hazinesinin bizi bir halden öteki hale geçirdiğini her bir makamda insanın ın Letaif göre onu takyit ettiğini ve tefsir ettiğini söyledi Bediüzzaman Hazretleri halimizi tefsir ediyor halimizi o halden o hale geçerken bizi kuvvetlendiriyor ve her halimizi de tefsir ediyor Ne durumdaysa ne halde isek ne dedi Üstadımız çok tatlı bir bölüm Burası la havle ve la kuvvete illa billah bakın dedi ki bu cümle-i mukaddese insanın zerre vaziyetinde insan-ı Mümin suretine gelinceye kadar camidi nebatiye hayvaniye insaniyet gibi geçirdiği her türlü tavır ve haline bakar nazırdır şu menziller de insanın letaifi pek çok elem ve emellere maruzdur elemler karşısında lahle emeller için ve la kuvvete maahaza havl ve kuvvetin müteallik deri zikredilmeyen mutlak bırakılmıştır binaen Aley bu cümle teselli bahş olup şümulü dahilinde olan makamlara göre tefsir edil Bakın bu cümle bizi ne yapıyor teselli ediyor bu cümle la havle ve la kuvvete illa billah cümlesi Evet makaleyi kapatıyorum değerli dostlarım dediğim gibi Eee havl ve kuvvetten teberri bütün mesele burada kilitli ve kalbin tepelerine bakan kavramlar Bunlar şimdi Eee chatti açıyorum Ve Allah ebeden razı olsun fedakarlar ekibine bir kere daha canı gönülden teşekkür etmek istiyorum Eee sohbetimize iştirak eden dostlara da canı gönülden selam etmek istiyorum bir kere daha Taze bir selam olsun anahtar kelimeleri sevgili feyz cığım çıkarmış havl ve kuvvet sakınma ve celp zulmete düşmemek nurlara gark olmak Adem'den çıkıp vücuda gelmek zevale gitmemek bekada kalmak Acz kati Tarik karşısındaki çaresizliğimiz Yani bizim bize yönelmiş olan tehditler karşısındaki dayanak noktamız Rabbimizin Rabbimizin kudreti oluşu a ya bizi böyle mahlukatın en perişanı haline getiriyor ya da Allah'a dayanırsa mahlukatın en güçlüsü kılıyor O yüzden bu zikir bu kadar çok önemli güç toplama Zikri Evet arz kati üt Tarik karşısındaki bizim çaresizliğimiz demiş sevgili feyz camidi nebatiye hayvaniye insaniyet Bunlar bizim geçtiğimiz mertebeler değil bir günün içerisinde bile Uğrak noktalarımız hep bizde var olan mertebeler halden hale geçmek kitab-ı matvi insan dürülmüş varlık Cami toplayıcı varlık insanın kendini çok iyi okuması mertebelerin isimleri his sahipleri aczimi ilan edip Allah'tan haul istemek aczimi ilan edip Allah'tan havl istemek fakrım zı ilan edip kuvvet istemek tevekkül teslim tefis Sika hava ve kuvvet Teber havl ve kuvvet Teberi İman seyyahı ne güzel bir ifade iman seyyahı ötelere ait cephane la havle ve la kuvvete illa billah anahtar cümlelerimiz insan Cami bir varlıktır zerre mertebesinden insan-ı Kamil mertebesine havlin kuvvetiyle geçilir havl ve kuvvetle geçilir seni senin yolunda o cüz ihtiyari vazgeçmiyorum senin yolunda o cüzü ihtiyari vazgeçmiyorum ve enaniyeti teberri ediyorum insan kim olursa olsun kazanılan başarıları asla kendine mal etmemelidir tevekkül bir başlangıç teslim onun neticesi tefviz de onun meyvesidir işte la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim insan söylemeyi başardığında her meselede söylemeyi başardığında tefviz mertebesine ulaşmış oluyor Kendi havl ve kuvvetinden teberri ettiğinde sevgili Edacığım başlatmış bugün duaları evvel olmuş Allah ondan razı olsun şöyle demiş Ey her şeyde var olan ve her şey her şeyi var eden hayyi Kayyum Ey her şeyde Esma ilahiyi ile tecelli eden her şeyi vreden hayyi Kayyum Ey esma-i sübhaniye her birini bize e Maddi manevi Şifa eyleyen Rabbimiz ne olur senin isimlerin le la havle ve la kuvvete illa billah diyerek Maddi manevi tamir olabilirim dünyaya Sen Diye Meydan okuyabilen ne olur özür diliyorum çok özür diliyorum Ne olur bu aciz ve fakir kullarına kuvvetinden bir kuvvet bahşet ne olur kendimizi yetersiz görme ve vazife yapmanın dengesini yakalamayı nasip eyle bu çok önemli bir dua pek çok kardeşimizde böyle bir şey var endişe var kendimizi yetersiz görme ama vazife yapma çok meşgul olma ama hizmet etme mesuliyeti dersler sınavlar notlar ama sorumluluklar işte de Eee sevgili Edacığım onları çok güzel ifade etmiş kendimizi yetersiz görme ve vazife yapmanın dengesini yakalamayı bize nasip eyle Öyle ki kendimizi sıfırlayabilirim işte Tam manasıyla kendini sıfırlamak bu havl ve kuvvetten teberri etmek ve her şeyi senin yaptığının lezzetini duyabilir ve zerremiz ve her anımızda Allah'ım ne olur Yine de yeniden Tut Elimizden Tut ki edemeyiz Sensiz Hoca Efendi bu Tut Elimizden Tut ki edemeyiz Sensiz cümlesini de la havle ve la kuvvete illa billah bağlamında izah ettiği bir yerde vardı metinlerin içerisinde sevgili muhlise Cimin duasını okuyacağız şimdi Ey sonsuz hazinelerin sahibi olan güzel Rabbim bu aciz ve fakir kullarına gizli hazinelerinin sırlarını ve la havle ve la kuvvete illa billah zikrinin hazinelerini aç aç ki Sürpriz lütuflar karşı iki büklüm olup daima alz fakri idrak edip değildir Bu bana layık bu Ben de bana bu Lütfü le İhsan Nedendir mülahazasıyla sana yönelelim bu mülahaza bizleri sabitti Kadem eyle Çünkü bu halden hale giren garip kulların sürmel çok müsait ne güzel dedin Onu sevgili muhlise onu ne güzel dedin bu halden hale giren kulların sürçmeleri insan-ı Kamil olma bu yolculuğumuzda ne olur insan-ı Kamil olma yolculuğumuzda ne olur Kalplerimizi en güzel hale tebdil eyle Ya Rab Biz unutsak da sen bizi unutma güzel Rabbim Amin amin amin benim güzel çocuğum Evet sevgili feyz mın duasını okuyacağız Şimdi öyle bir çifte lezzet ki şu sırlı hakikat yolun Yukarısı Aşk aşağısı toz toprak ademden vücuda gelmiş Kemale yürüyorsun hiç baktın mı menzile nerede insan olmak ne güzel bir şiir olmuş bu sevgili feyz devamı var ama bir daha okuyayım bu dörtlüğü öyle bir çifte lezzet ki şu sırlı hakikat yolun Yukarısı Aşk aşağısı toz toprak ademden vücuda gelmiş Kemale yürüyorsun hiç baktın mı menzile nerede insan olmak geçmiş gelecek gönlüne oturmuş Bir ah kalbinden dert dökülüyor dilinden hep eyvah sürura Elem zevk olmuş tek kendine yetemiyor Öyleyse daima havle ve la kuvvete illa billah yok mu zevalden kurtaran ebedi bir yar zulmet lere karşı dayanacağın ılık bir rüzgar halden hale uçarken nefsine nasihat et tümden acizsin Baki yalnız Allah Baki yalnız Allah var çok güzel olmuş sevgili feyz sanatına ilhamına kalemine bereket sevgili Büşracığım duasını okuyoruz şimdi ilahi ontolojik yaralarımız olan aczim ve fakrım zı en Ekmel şekilde idrak edip bu yaralarımızı senin dergah-ı ilahiyen sonsuz kudretine sonsuz rahmetine ulaştıracak birer binek eyle binek eyle Bizlere Ya Rabbi o yaralarımızı şefaatçi eyle senin katında ilahi la havle ve la kuvvete ill cümlesinin sırrını kalplerimize duyur bu Zikri kalplerimizin Zikri eyle havle kuvveti senden başkasına mal etmemekten mal etmekten sana sığınıyoruz şirkten sana sığınıyoruz Ya Rabbi Enaniyet bulaşıkların sana sığınıyoruz Ey kadir-i mutlak çok güzel olmuş Büşracığım sevgili Eva Hanımcığım duasını okuyoruz şimdi Ezana susmak sonra cümle cümle tekrar etmek ne güzel bir de namazda la havle ve la kuvvete illa billah patik acığı mı varmış yorulsakta bazen var olmak bu patik cılık bu patik patik acıkl da ne güzel şu hatırlamaları olsun hatırlatmalar için siz size de derin Teşekkürler teşekkür lı gönderiyorum değerli hocam tüm arkadaşlarım kendim ve varlık adına dileniyorum bunları hissedebilme geç kaldım derse özür dilerim demiş geç kaldım derse özür dilerim şiir namesi gibi olmuş Estağfurullah sevgili Hanımcığım geç kalsanız da nasibinizi almışsınız Allah sizden razı olsun Ben de bütün bunları kendim ve kardeşlerim için özellikle Şu mübarek aylarda dileniyorum hani bize hep yüksek ufuklar gösteriyor Hoca Efendi biz de şöyle bakıyoruz o yüksek Ufuklara benim gibi birisi erişebilir mi diye Oysa la havle ve la kuvvete illa billah hazineleri var kuvvet kaynakları var Onlara çok iyi iltica etmek lazım sevgili Fatma Nur'un şiirini okuyacağız şimdi Fatma Nur bana dersin öncesinde ben gideyim de şiir yazayım derste demişti yazmış gören ağlar kalbimin halini Müştak Lakin yarine perdeli ne yırtıp Ata perdeyi teni Üstadım aldım sırlı Zikri Ne yırtıp atar perdeyi teni Üstadım aldım Sırrı Zikri Üstadım aldım sırlı Zikri Üstadım aldım Sırrı Zikri Adem'den vücuda nasıl çıktın zevalsiz bekada nasıl kaldın Ah Madem nura gark olmak vaslın zikretsin zikrini zerre zerre varlığın Ah Madem nura gark olmak vaslın zikretsin zikrini zerre zerre varlığın la havle ve la kuvvete illa billah Çok güzel olmuş Güzel çocuğum benim tam o işte gören ağlar kalbimin halini Müştak Lakin yara perdeli yırtıp atar perdeyi teni Üstadımız aldık sırlı Zikri Tam öyle Üstadımız danan sırlı bir zikir aldık şimdi mucit ustanın mucit çe duasını okuyacağız beraber Allah'ım taşıyamayacağımız şeyleri sırtımıza yükleme sırtımıza yüklediğin şeylerin altında kalmaktan bizleri muhafaza buyur Allah'ım sana ait yükü Taş ceği zannetme ahmaklığından bana yüklediğin sorumlulukları yine sana havale etme küstahlığı beni muhafaza buyur bizi istikametten ayırma ya rabbi Eee böyle bir dua mucit ustanın duası ona mahsus bir dua ona havale ediyorum DT kardeşimizin duası Allah'ım bugüne kadar okuduğumuz bugünden sonra okuyacağımız Kur'an sünnet dahilindeki dualarımızı kulub daradan dualarımızı Tevhit nelerimizi büyük cevşenler imizi Delailül hayratlar mızı Kabul buyur Ya Rabbi Amin ya rabbi Sevgili senın şiirini okuyacağız şimdi şu dünya yolculuğunda sevgili senıa da selam ediyorum Bu arada şu dünya yolculuğunda Sensiz kalırsan pek güçsüz senin karşında her daim Acizim nefsimin istekleriyle hep bir doyumsuz bahşettiği nimetler karşısında ise kör bir nasipsizim Evet çok özür diliyorum şey kaçtı Evet bütün mekan ve zamanlardan beni geçirecek tek senin kuvvet ve kudreti yoksa ben hep Çaresizim yoksa ben pek Çaresizim Öyleyse her gün yeniden ve şiddetle istiyorum senden la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyül azim çok güzel olmuş senac Şu dünya yolculuğunda Sensiz kalırsan pek güçsüz senin karşında her daim apaçık Acizim nefsimin istekleriyle bir doyumsuz bahşettiği nimetler karşısında ise kör bir nasipsizim ne kadar çok benim halimi anlatmışsın bütün mekan ve zamanlardan beni geçirecek tek senin kudret ve kuvveti yoksa ben pek Çaresizim Evet pek Çaresizim Öyleyse her gün yeniden ve şiddetle istiyorum senden la havle ve la kuvvete illa billahil aliyil azim sevgili Elif'in duası Ya Rab Elif'e de selam ediyorum ya rab sahabe Kiram efendilerimiz hayatı bir Ahval üzere yaşadılar İsa bizleri de o idrake ulaştır onları anlayabilme kavrayabilme kalplerimize sözlerimize eylemlerimiz duyur Ya Rabbi kendimizi tamir edebilmemiz için daima senin havl ve kuvvetine kendi havl ve kuvvetimiz teberri edip senin havl ve kuvvetine istinat edebilmeyi iltica edebilmeyi bize nasip eyle Elf Elf Amin sevgili Elifciğim sevgili Kevser Cimin duasını okuyacağız şimdi Kevser tam Kevser Allah'ım Kalbimizin kulaklarını senin zikrini aç Bizi Sana resul-i ekreme itaat Yüce kitabına da amel etmekle sarfi Raz kıl Allah'ım Bilerek şirk koşmaktan sana sığınıyor bilemedikleri da mağfiretini dileniyor muhakkak ki her şeyi bilen gaybı da bilen yalnız sensin Allah'ım sen bizden ancak senin izin Ve inayetin le Malik olabileceğimiz şeyleri istiyorsun biz de Ey Yüceler yücesi senden hoşnutluğunu ve hoşnutluğuna vesile olacak amelleri dileniyor Mevlana Abdülkadir Abdülgani el e nabinin virdler inden demiş değerli dostlar o viren bir bölüm paylaşmış sevgili Kevser cim Tam da bizim derdimize dersimize muvafık bir bölüm olmuş Allah razı olsun sevgili kevserden Evet değerli dostlar doğalar hitama Erdi dersimiz de hitama Erdi ben yine böyle Gevezelik ettim uzattım hakkınızı helal edesiniz Eee Allah'a emanet olasınız görüşmek üzere i
EMİNE EROĞLU İLE MESNEVÎ-İ NURİYE OKUMALARI - 168: LÂ HAVLE VELÂ KUVVETE İLLÂ BİLLAH ZİKRİ
Channel: Emine Eroğlu
Share transcript:
Want to generate another YouTube transcript?
Enter a YouTube URL below to generate a new transcript.